Giriş
(1)

sözlükte parantezli başlık açılabiliyor mu?

duyuru
mesela duyuru isimli bir film olsun. ben onun başlığını duyuru (film) olarak açabiliyor muyum yoksa duyuru başlığına yazıyorum birileri mi yönlendiriyor? yani duyuru başlığına girince duyuru (film) başlığı da var diyor ya bu yüzden arka tarafta birilerinin bunları bağlaması gerekiyor o yüzden de ben
mesela duyuru isimli bir film olsun. ben onun başlığını duyuru (film) olarak açabiliyor muyum yoksa duyuru başlığına yazıyorum birileri mi yönlendiriyor? yani duyuru başlığına girince duyuru (film) başlığı da var diyor ya bu yüzden arka tarafta birilerinin bunları bağlaması gerekiyor o yüzden de ben doğrudan duyuru (film) başlığı açarsam olmazmış gibi geliyor. böyle bir şey yapan var mı?
0
duyuru
(16.05.20)
Moderasyon sınıflandırmayı yapıyor. Siz açsanız bile o formatta olmaz.
0
black holes in the sky
(16.05.20)
(39)

Tavuk yiyor musunuz?

msb
Doktor bir tanidigim evine dahi sokmuyor. O denli olmasa da ben de mumkun oldugunca az tuketmeye calisiyorum fakat bu davranisim belli bir bilimsel arastirma sonucuna vb dayanmiyor, tamamen esten dosttan duydugum.Sizde durum nedir? Ayda kac porsiyon tuketiyorsunuz?
Doktor bir tanidigim evine dahi sokmuyor. O denli olmasa da ben de mumkun oldugunca az tuketmeye calisiyorum fakat bu davranisim belli bir bilimsel arastirma sonucuna vb dayanmiyor, tamamen esten dosttan duydugum.

Sizde durum nedir? Ayda kac porsiyon tuketiyorsunuz?
0
msb
(16.05.20)
yiyorum. abartıldığını düşünüyorum. doktorları da bu tür konularda pek ciddiye alamıyorum. doktor ne anlar tavuktan veya onun yetiştirilme şeklinden dolayı vücuda verebileceği zararlardan.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(16.05.20)
çok sağlıklı olmadığını düşünmeyi geçtim biliyorum. mutfakta önemli bir yeri var. kırmızı etle kıyaslamıyorum ama kırmızı etede çok güvenmiyorum. düzenli balık yeme işin sağlıklı kısmını oluşturuyor.
tavuğuda belli yerlerden alarak süper oynanmamış ürün alıyorum diye kendimi kandırıyorum:)
0
qxgviper
(16.05.20)
Her gün 500g
0
shredd
(16.05.20)
Her gün 300 gr.
Sanırım bu tavuklara kolajen enjekte edilmesinden bahsediyorsunuz.
0
Unde bach canim
(16.05.20)
TR de ki herseyini içine bişey koydukları için tavuk pek sıkıntı yaratmıyor.
0
paramolacak
(16.05.20)
Antibiyotik muahbbeti var. Onlardaki antibiyotik yedigimiz icin bize geciyor, oyle oyle insandaki bakteriler antibiyotige daha fazla maruz kala kala Bagisiklik kazaniyormus bakteriler. Sonra superbug dedikleri antibiyotigin etki etmedigi bakteriler oluyormus falan filan. Ayda 2-3 kez yiyorum
0
neverletyougodown
(16.05.20)
Ben pek yemiyorum. Kurbandan kalan et var. Kırmızı et daha sağlıklı, besleyici. Tavuk bana ot gibi geliyor. O yüzden nadiren yerim.
0
prole
(16.05.20)
En az haftada bir kere yerim. paramolacak+1
0
black holes in the sky
(16.05.20)
Gunde 300-400 gr.
Şimdi markette en ucuz tavuk var, üstüne orta seviye var, üstüne yüksek kalite var üstüne organik var.

Ben orta-yuksek kalite arasinda gidip geliyorum.

Yalniz o kadar üründe katki, antibiyotik vs var ki ac kalirsiniz. Bu kadar insani dogal üretimle kim nasil doyuracak?
0
logisticsmanager
(16.05.20)
Abicim antibiyotik tavuğu büyüten, şişiren bir şey değil, bakteri öldürücüdür. Ürününü yediğimiz bütün canlı hayvanlara yapılır, hasta olmasın, mikrop kapmasın diye. Yani et ineğine de, süt ineğine de, et tavuğuna da, yumurta tavuğuna da hatta belki çiftlik balığına bile uygulanan bir ilaç. Yumurtada da, sütte de, hepsinde var antibiyotik. Antibiyotik istemiyorsanız vegan olacaksınız.

Ha hormon derseniz, yok efendim gdo'lu yem derseniz, sağlıksız yetiştirme şartları derseniz onlara eyvallah, yemiyorsanız o yüzden yemeyin.
0
kibritsuyu
(16.05.20)
Abi tavuk yemeyip ne yiyeceksin? Hayvansal protein almak istiyorsun ve bunun kaynakları belli. Günlük 100gr protein almak istesen 500gr et yemen lazım. Tavuk ve hindiyi çıkartınca balık ile kırmızı et kalıyor. Balık dört mevsim taze bulunmuyor. Çiftlikte yetiştirilenlerine de zararlı diyorlar. Kırmızı et pahalı. Karides, kalamar vs. ayda yılda bir yersin zaten. Yemeyelim de, alternatifini sunmuyorlar. Vejetaryen falan olmak istemiyorum. Ne yapalım bu durumda?
0
synesthesia
(16.05.20)
balık civalı, tavuk hormonlu, sebze meyve simsiyah suları olan derelerden sulanıyor. satın alınan her gıda kadar kötü olduğunu düşünüyorum.
0
renegade
(16.05.20)
Ne tavuk ne yumurta.Balık ve eser miktarda kırmızı et yiyorum.
0
guitarissimo
(16.05.20)
Tavuk eti bence kırmızı etten daha lezzetli. Yetişirip yemeyen ise bence tavuk çifliklerinin çok pis kokması ama öyle böyle değil
0
yeliz adeley
(16.05.20)
yemiyorum.

eskiden yediğim zamanlar için de pişmanım.

(biraz önce yumurta sorusuna cevap verince bunu da boş geçmeyeyim dedim.)
0
AlsterWasser
(16.05.20)
@kibritsuyu antibiyotik tavugu buyuten bir sey degil derken? Tavukcunun sitesine girip mi okuyorsunuz bu bilgileri. Antibiyotigin temel verilme sebebi hayvana hizli kilo aldirmak. Gunluk dozda her gun antibiyotikle besleniyor bu hayvanlar. Antibiotic resistance diye bir kavram varsa bu gida endustrisinin ciftliklerinin bir urunu
0
neverletyougodown
(16.05.20)
yaklaşık 4 senedir yemiyorum. işyerinde "pilavda tavuk bulyon var mı şef?" diye sormaktan bıktım.
yeri gelmişken tatlıya tavuk eti koyan zihniyeti buradan kınıyorum :)
akdeniztoros.com.tr
akdeniztoros.com.tr
0
g7mor
(16.05.20)
haftada 2-3 kere yiyorum genelde. tadı balığa veya kırmızı ete göre çok daha lezzetli.
0
pearson
(16.05.20)
Solduğumuz havaya kadar her şey bozukken konu tavuğa gelene kadar evden uzaklaştırılması gereken çok daha fazla şey olduğunu düşünüyorum. Haftada 3-4 gün tavuk, 3-4 gün ton balığı, ayda 1-2 defa kırmızı et tüketiyorum. Genel manada beslenmenizi tüm gıdalarla orantılı bir şekilde paylaştırıyorsanız tavuk yiyorsunuz diye size bir şey olmaz. Onlarca parametreye bağlı yaşıyoruz. Bu kadar detaycılık bizi daha uzun ömürlü yapmayacak maalesef :)
0
desdenova34
(16.05.20)
Yaklaşık 20 yıldır ben, ailem ve yakın akrabalar yemiyoruz.
Yılda 1-2 köy tavuğu falan denk gelirse ancak. Ama öyle bir durumda da kaz/ördek gibi seçenekleri tercih ediyoruz.

Aynı durum yumurtada da geçerli. Ben çok sevdiğim için her gün yumurta tüketiyorum ama “organik” olanlardan. Gezen tavuk değil organik.
0
jimjim
(16.05.20)
tavuk sektörüde bir çok sektör gibi kirli. kasaptan aldığınız etler çok mu sağlıklı? hayvan hangi yemleri yiyor? bilmiyoruz. sektörlerin hepsi kirli ama tavuk sektörü diğerlerine göre çok kirli. normal köyde gördüğünüz tavuklardan markette paketli şekildeki etler çok zor çıkar hatta yumurtaları falan küçüktür. 3 ay da bir yerin onu da eşimin canı çekerse.
0
mikahakkinen
(16.05.20)
bir mazbut ben miyim anlamadım. tavuk yerim. etrafımda tavuk yemeyen insan da yoktur.

ucuza lezzetli yemek. tavuğa karşı böyle bir lobiden haberdar değildim açıkçası.
0
antikadimag
(16.05.20)
İki yıldır hiç tavuk yemedim. Öncesinde de tadını sevmediğim için zaten pek yemezdim.
0
legolasin son oku
(16.05.20)
Doktor tanıdığınız neden evine dahi sokmuyor bir söyleseniz de öyle tartışsak. Siz atıyorum bamya neden sevmiyorsanız, o da o yüzden sokmuyordur evine.

Tavuk etini bulgur pilavının üzerine(pirinç de olur) küçük küçük parçalar halinde atıp yemeyi seviyorum. Gerçi her türlü güzel bir tadı var. Üzerine de pul biberi. Oh mis.
0
bitchesaintshit
(16.05.20)
istemezdim ama mecbur yiyorum. kırmızı eti güvenli bulmadığım için protein almam lazım. haftada 2 kere yiyorumdur herhalde. banvit bulursam onu alıyorum. en azından tavuklara tavuk eti yedirmediğini söyleyen tek firma. "brezilyalılara satıldıktan sonra değiştirmedilerse..."
0
ya ben lan neyse
(16.05.20)
@neverletyougodown: tavukçunun sitesine girip okumuyorum. tavuklara hiçbir şey verilmiyor, tavuk sağlıklıdır, yiyin bir şey olmaz gibi bir iddiam da yok. söylediğiniz "Antibiyotigin temel verilme sebebi hayvana hizli kilo aldirmak. Gunluk dozda her gun antibiyotikle besleniyor bu hayvanlar" şeklindeki saçmalığı düzeltmeye çalışıyorum.

antibiyotiğin temel verilme sebebi tavuklara hızlı kilo aldırmak değil. antibiyotiğin kilo aldırıcı bir etkisi yok. antibiyotikle beslenemezler, çünkü antibiyotiğin besleyici bir özelliği de yok.

antibiyotik bakteri öldürücüdür. mikrop öldürür. faranjit olduğunda aile hekimine gidiyon augmentin yazıyo ya, aha hayvanınki de aynı. sen augmentin içince büyüyüp kilo alıyor musun, karnın doyuyor mu?

bin çeşit hayvan hastalığı var. bunların bilmemkaçyüz çeşidi de mikrobik. salmonellası var brucellası var. bin çeşit bakteri var. sen bu antibiyotiği vermezsen hayvanın bakteri kapar. ya ölür, ya bakterili ürün verir. sen dayarsın hayvana antibiyotiği, adamın vücudunda bakteri üreyemez.

ürün veren her canlı hayvanın vücudunda bakteri üreyemesin diye antibiyotik verilir. direkt ineğin memesinin içine basılanı bile var. memesi büyüsün, sütü artsın diye değil, sütteki bakteriler varsa ölsün, yoksa da üremesin diye. sağlıksız mıdır, evet sağlıklı değildir. sonuçta bakteri ölmesin diye ilaç yapılmaktadır, üründe bakteri ürememekle birlikte ilaç katkısı kalmaktadır. o yüzden, ya bakteri üremiş olması yüksek ihtimal olan ürün tüketeceksiniz, ya antibiyotikli ürün tüketeceksiniz, ya da vegan olacaksınız. antibiyotikten korkuyorsanız hayvansal ürün tüketmeyeceksiniz.

tavuğa hızlı kilo aldıran şey katkılı yemlerdir, gdo'lu yemlerdir. ne bileyim hormondur. kilo aldırıcı, çabuk büyütücü ilaç da veriyorlardır. ama bu verdikleri ilaç bir antibiyotik değildir. tavuk yerken çekinecekseniz bunlardan çekinin.
0
kibritsuyu
(17.05.20)
@kibritsuyu valla uzatmak istemiyorum, ama antibiyotik sadece ciftlik hayvanlarini hastaliklardan korumak icin degil hizli buyumeyi, gelismeyi sagladigi icin de kullaniliyor temel olarak. Antibiotic resistance diye basit bir Google aramasi yaparsaniz ya da antibiotic resistance ile random bir yazi secerseniz guardianlardan tutun tedlere, bbclere, whol'ya yuzlerce yerde bahsediliyor antibiyotigin ciftlik hayvanlarini hizli buyutme etkisinden. Komplo teoristcilerin, dunya duzculerin iddiasi falan degil bu
0
neverletyougodown
(17.05.20)
Antibiyotikler hormonlar gibi büyümeyi doğrudan uyaran maddeler değil. Tavukların büyümesini dolaylı olarak destekliyor.

Antimicrobial Growth Promoters
Antimicrobial growth promoters (AGPs) are antibiotics added to the feed of food animals to enhance their growth rate and production performance. The mechanism by which AGPs work is not clear. AGPs reduce normal intestinal flora (which compete with the host for nutrients) and harmful gut bacteria (which may reduce performance by causing subclinical disease). The effect on growth may be due to a combination of both fewer normal intestinal flora and fewer harmful bacteria.
wwwnc.cdc.gov


According to the National Office of Animal Health (NOAH,
2001), antibiotic growth promoters are used to “help growing
animals digest their food more efficiently, get maximum benefit from
it and allow them to develop into strong and healthy individuals”.
Although the mechanism underpinning their action is unclear, it is
believed that the antibiotics suppress sensitive populations of bacteria
in the intestines. It has been estimated that as much as 6 percent of the
net energy in the pig diet could be lost due to microbial fermentation
in the intestine (Jensen, 1998). If the microbial population could be
better controlled, it is possible that the lost energy could be diverted
to growth.

www.fao.org


Antibiotic resistance apayrı bir şey ve büyüme ile bir ilgisi yok.
0
synesthesia
(17.05.20)
6 senedir tüketmiyorum.
Benim yememe başlangıcım şöyle oldu bir gün köy tavuğu yedim. köy tavuğunun etini biraz sert buldum ama köy tavuğu ile diğer market tavuklarını karşılaştırınca vay anasını biz ne yiyormuşuz dedim. kemik boyutu, yağ oranı vs. ondan spnra soğudum ne köy tavuğu ne normal tavuk yedim.
0
fosforlu cevriye
(17.05.20)
@synesthesia "Antibiotic resistance apayrı bir şey ve büyüme ile bir ilgisi yok." Ben ikisi alakali demedim zaten. Antibiyotik resistance ile alakali rasgele bir yazi secmeniz yeterli. Antibiotic resistance olusmasinin temel sebeplerinden birini gida sektorune bagliyorlar, cunku gida sektoru hayvanlari hastaliktan uzak tutmak ve hizli buyume gelisim icin antibiyotikleri asiri kullaniyor. www.theguardian.com
youtu.be
0
neverletyougodown
(17.05.20)
Aslında demişsiniz ama çok sorun değil. Prensip olarak aynı noktadayız :)

"Antibiotic resistance diye basit bir Google aramasi yaparsaniz ya da antibiotic resistance ile random bir yazi secerseniz guardianlardan tutun tedlere, bbclere, whol'ya yuzlerce yerde bahsediliyor antibiyotigin ciftlik hayvanlarini hizli buyutme etkisinden."
0
synesthesia
(17.05.20)
@never E iyi de buna hızlı büyüme demeniz mantıksız o halde. Büyüme sürecini sekteye uğratmamak için demelisiniz. Hızlı büyüme deyince yanlış algılanması normal. Sanki hormon, takviye gıda veya kolajen gibi algılanmış.
0
Unde bach canim
(17.05.20)
haftada en az 1 defa yiyorum ki 4-5 bile oluyor
0
basond
(17.05.20)
@ Unde bach canim antibiyotigi verince hayvanin vucudu kas yapiyor buyuyor, gelisiyor diyor adamlar iste makalelerde. Hayvanin sindirim sistemini, bagirsak populasyonunu degistiriyorsun sonucunda daha az yag, daha fazla protein oluyor, semiriyor hayvan diyor.(Hastaliktan koruma yan faydasi isin)

Büyüme sürecini sekteye uğratmamak falan bu kelimeler gida endustrisinin politik dogruculugu olur, dolayli falan degil apacik mudahale var hayvana
0
neverletyougodown
(17.05.20)
Farklı türde hayvansal proteinlere ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Tavuk eti sağlıksız, dana eti doğal değil, sebze meyve gdo'lu dersek yiyecek hiçbir şey bulamayız. Bence yememek daha büyük eksiklikler doğurabilir.
0
Boğazlıkazak
(17.05.20)
Hocam hangi makalede antibiyotik kullanımı hayvanlarda kas yapımına sebep olur diyorsa gösterin lütfen. Öyle bir şey yok.
Sizin dediğiniz "antibiyotik insan ömrünü uzatır" demek gibi oluyor. Ömrü uzatır da, bunu hastalandığımızda başa çıkamayacağımız bakterileri kolayca yok ettiği için yapar. Yani dolaylı bir etkisi var.
0
synesthesia
(17.05.20)
Erkekler yemeyin, erkekliğinizi kaybedersiniz mazallah :((

www.drtus.com
0
yedek
(17.05.20)
hala aynı şeyi söylemek istiyorum. ben zaten antibiyotik kullanılmıyor, antibiyotiğin zararı falan yok demedim. SADECE tavukta değil, çiftlik hayvanlarının HEPSİNDE kullanılıyor dedim.

he tamam hadi onca makalenin hatırına antibiyotik büyütüyor olsun. o zaman ineği de büyütüyor, kuzuyu da büyütüyor, tavuğu da büyütüyor.

yani "tavukta antibiyotik olduğu için yemiyorum, onun yerine dana yiyorum" diyorsanız zoooorrttt yine antibiyotiği aldınız. "yumurta yiyom" diyorsanız zooorrt yine aldınız. "süt içiyorum" dediniz, zooort yine antibiyotik.

velhasıl-ı kelam antibiyotik veriliyor evet. zararlı mı evet. büyütüyor mu, hadi güzel hatırınız için büyütüyor olsun. ama bu zıkkım zadece tavuğa verilmiyor, cümle alemin hayvanına veriliyor.

korkunuz antibiyotikse hayvansal ürün hiç tüketmeyeceksiniz. hepsinde var çünkü tavuğa özgü bir şey değil.

şunu da üçüncü kere yazdırıyorsunuz ya yani.
0
kibritsuyu
(17.05.20)
@ synesthesia www.nhs.uk ordaki rapor: amr-review.org
www.ncbi.nlm.nih.gov
www.ncbi.nlm.nih.gov

Herkes ozgur istedigini de yesin. Sadece antibiyotik hastaliklari onluyor romantikliginizi onlemek icin yazdim, tartisma oldugu icin de uzadikca uzadi, baska da yazmiyorum.
1- hasta hayvana : treatment of disease
2- saglikli hayvana: hasta olmamasi icin onleyicilik
3- saglikli hayavana: growth promotion: increased feed-to-gain efficiency (zurnanin zirt dedigi yer)
0
neverletyougodown
(17.05.20)
(8)

Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık hakkında ne düşünüyorsunuz?

ahm1
https://kdy.kitapyurdu.com/Ve/veya biliyorsunuz? Yuzde 50 telif verdiklerini soyluyorlar. Bu cok buyuk bir miktar degil mi? En taninmis yazarlarin bile bu miktarlarin cok uzaginda oldugunu duymustum. Nasil olabilir boyle bir sey? Bu iste bir bit yenigi olmali, yoksa butun yazarlarin bu yayineviyle a
kdy.kitapyurdu.com

Ve/veya biliyorsunuz?

Yuzde 50 telif verdiklerini soyluyorlar. Bu cok buyuk bir miktar degil mi? En taninmis yazarlarin bile bu miktarlarin cok uzaginda oldugunu duymustum. Nasil olabilir boyle bir sey? Bu iste bir bit yenigi olmali, yoksa butun yazarlarin bu yayineviyle anlasmasi lazim.
0
ahm1
(16.05.20)
Telif mevzusunu bilmiyorum. Fakat en önemli avantajı Kitapyurdu'nun doğrudan değil, yan bir gelir kapısı olması. Bu sistem batsa, yeteri kadar kâr etmeseler dahi Kitapyurdu'nun fazla bir zararı olmaz çünkü diğer yayınevleri gibi atıyorum 1000 kitap basıp bırakmıyorlar. Sipariş geldikçe basıp yolluyorlar kitabı. Kargo falan da bedava değil, oradan da bir zararları yok. Bu açıdan normal.

Zaten iyi ya da potansiyeli olan bir yazarın gelip buradan bastıracağını düşünmüyorum. Burası daha çok zamanında tez yazmış ama yayınlatmamış, içinde hep bir kitap çıkarma hevesi taşıyan insanların yayınevleriyle anlaşamayıp buradan sembolik de olsa bastırması. En çok satan kitap bile şubattan bu yana 400 küsur satmış, şimdi baktım.
0
black holes in the sky
(16.05.20)
E peki iyi bir yazar, yuzde 50 telif verildigine gore (net olarak kitap satis fiyatinin yuzde 41,5'iymis) niye buradan bastirmasin ki? Gerci geleneksel yolla dagitmiyoruz (yani sanirim "raflarda bulamazsiniz") demisler ama.

Tek sebep bu mu olur iyi bir yazar icin? Az buz bir sebep de degil tabii.
0
🌸ahm1
(16.05.20)
Bu arada, bir ay once cikan kitaptan 3 bin lira kazanan var mesela. Belki kitabin guzel oldugu duyulursa satislar katlanarak artar, kim bilir?

Ama sanirim iddiali bir kitap yazdigimi dusunuyorsam buraya basvurmak pek mantikli degil?
0
🌸ahm1
(16.05.20)
Bence burada reklamın ne kadar yapıldığı da önemli. İyi bir yazarım. Diyelim önümde seçenekler şunlar: Kitapyurdu, İş Bankası, İletişim, Can. Kitapyurdu'ndan alacağım pay daha fazla olsa dahi oradan bastırmayı seçmem eğer diğer üçündenbastırma imkanım ufacık da olsa varsa. Çünkü Kitapyurdu'nun, KDY'den bastıranların bir reklamını yaptığını görmedim, sadece ana sayfada yayınevinin sayfasına yönlendiren bir reklamları var. Ayrıca İletişim, Can, İş Bankası vb. adı olan, zaten iyi yazarların çıkmış olduğu yayınevlerinden bastırmak sizin de potansiyeliniz olan bir yazar olduğunuzun göstergesidir. Bu tarz yayınevlerinde kitabınız yayınlandığında ödül alma olasılığınız, bilinirliğiniz, yarın öbür gün imrendiğiniz öbür yazarlarla adınızın beraber anılma olasılığı, hakkında makale, inceleme vs. yazılma olasılığınız artar. Niye? Zaten bu yayınevleri iyi, editörleri iyi, seçmece kitap yayınlıyorlar. KDY'nin de kendi prosedürleri vardır muhakkak ama daha çok önüne geleni basıyorlar zaten intibası var.

Başka örnek. Ben bomboş kitaplar yazan, vakit kaybı bir yazarım. Siz de potansiyeli olan bir yazarsınız. Sırf biraz daha fazla kazanırım diye buradan bastırır mısınız? O da meçhul çünkü düzgünce reklamınız yapılmayacak, reklamınız yapılsa da hiçbir zaman yukarıda bahsettiğim yayınevleri gibi kaale alınmayacak reklamlarınız. Çünkü benim gibi boş yazanlarla beraber adınız anılacak, atıyorum Murat Gülsoy vb. gibi isimlerle değil yani.

İnternetten kitap alışverişleri her geçen gün artıyor ama yine de kitapevleri, kitap satım mağazaları, kafeler vs. hala ayakta ve birçok insan işini hala oradan görüyor. O insanlar sizi görmediği müddetçe ne kadar var olacaksınız ki, ne yazık ki?
0
black holes in the sky
(16.05.20)
Ben olaya biraz daha romantik ve uzun vadeli yaklaştım. Çok acil paraya ihtiyacım var ve sansasyonel bir şey yazıyorsam tercih etme ihtimalim artar KDY'yi.
0
black holes in the sky
(16.05.20)
Evet, dogru soyluyorsunuz.
0
🌸ahm1
(16.05.20)
black holes +1

Bir yandan da, mesela bir Hugh Howey örneği var, Amazon'un benzer sistemiyle (Kindle direct publishing) kendi romanlarını yayımlarken uluslararası çoksatan oldu adam. Ama Howey bir istisna, böyle bir yazarı Türkiye'de kendi kitabını yayımlayıp keşfedilmesi daha da zor. Ha yazarın zaten parası vardır, kitabı buradan yayımlarken bir yandan da publicity yapar, online mecralarda ünlenir falan ama o zaman da ciddi yazarlarla beraber anılmaz.

Bildiğimiz tanıdığımız yayınevlerinden bile çıksa yeni bir yazara şüpheyle yaklaşırken herkesin her şeyi kitap yapabildiği bir sistemdeki çöplerin arasından iyi kitap arayıp bulmakla uğraşmaz kimse.
0
kobuzchu kiz
(16.05.20)
Güzel bir tartışma dönmüş.
Şimdi ben ünlü bir yazar olsam,belirli kitlem olsa ve yeni kitabım çıkacak olsa
neden KDYyi seçerim veya seçmem?
%50 oran çok iyi ancak, kitap birim fiyatı muhtemelen yüksek olacaktır, çünkü sipariş üzerine basılıyor

yani xx yayınlarından 10.000 tane kitap bastırınca, birim basım maliyeti 10 tl ise, bu yöntemle 15tl olacak. o yüzden kitabım daha pahalıya satılacak.
Ülkedeki büyük kitabevlerine ulaşmayacak
Kitlem sadece internetten almak zorunda kalacak.
Reklamını kendim yapmak zorunda kalacağım.

tüm bunlarla kendisi uğraşacak ünlü yazar, kendisi matbaa ile anlaşır kendisi satar hocam:)
www.ünlüyazar.com sitesini açar siteden satar %50 yi de yedirmez:)
0
ceycey e
(16.05.20)
(7)

Aşık olma mekaniği

ya ben lan neyse
mümkünse bilimsel cevaplar arıyorum.hayatımda hiç karşı cinsle bir gönül ilişkim olmadı. (32e) sanırım kimseye de aşık olmadım. hiç ilgi duymadım yani o konulara. birkaç teklifi reddettim hepsi o kadar. tüm aşk serüvenim budur. aşk konusunda şu 3 konuyu merak ediyorum:1. ben aşık olmayı yıllardır il
mümkünse bilimsel cevaplar arıyorum.

hayatımda hiç karşı cinsle bir gönül ilişkim olmadı. (32e) sanırım kimseye de aşık olmadım. hiç ilgi duymadım yani o konulara. birkaç teklifi reddettim hepsi o kadar. tüm aşk serüvenim budur. aşk konusunda şu 3 konuyu merak ediyorum:

1. ben aşık olmayı yıllardır ilk görüşte olan bir şey sanıyordum. sanki herkesin bir ruh eşi var, onla karşılaşınca otomatik kilitleniliyor gibi. iki kişinin aynı anda birbirine aşık olması imkansıza yakınken bu kadar kişi nasıl "birbirine aşık" olarak geziyor ortalıkta? çiftlerden biri kendini şartlandırıyor mu? mantık evliliğinden falan bahsetmiyorum.

2. erkeklerde "aşık olunan kişiye karşı şehvet duyamama" diye bir olay vaki oluyor bazen değil mi? bu evrime aykırı değil mi? yani aşık olursun, şehvet duyarsın ve soyun ürer. acaba erkeklerdeki bu durumun sebebi nedir? yoksa bu anlattığım aşık olma hali aslında aşk falan değil midir? bu durumda olan arkadaşlarım olmuştu. bende de önceki yıllarda çok güzel bulduğum kadınlara karşı bu hiş oluşmuştu.

3. aşık olmanın nasıl bir kimyası var? insanı depresyona mı sürüklüyor yoksa psikiyatrik olarak bir bug durumu mu? depresyondan ziyade tam aksi aşırı mutluluğa mı sürüklüyor? burada da insanların neler hissettiğinden ziyade bilimsel-tıbbi bir cevap arıyorum.

dinlediğiniz için çok teşekkür ederim.
0
ya ben lan neyse
(14.05.20)
1. İlk görüşte olanı daha çok cinsel çekim bence, ilk görüşte aşık olduğunu iddia edenler de var tabii. Aşk karşıdakini tanıdıkça olan ve güçlenen bir şey.

2. O (yine bence) cinselliğe yaklaşımı sorunlu olan milletlere özgü bir şey. Nasıl ülkemizdeki kadınlar birsürü cinsel tabuyla büyüyorsa erkeklerde de aynı şey var. Seks kötü, seks ayıp olunca da "insan sevdiğini s.ker mi" çıkıyor ortaya.

3. pas.
0
kobuzchu kiz
(15.05.20)
bu soruların net cevabı olsaydı "aşık olmak" bu kadar abartılan bir şey olmazdı.

mesela birinci soru kişinin ne tarz bir sevgi ve ilgiye ihtiyaç duyduğu ile alakalı. aynı zamanda kendini ne kadar açtığı, neye zaafı olduğuyla da. ilk görüşte aşkın buna dönük zaafları olan insanların başına geldiğini söyleyebiliriz. ben insanlar hakkında kolay yargıya varmayan, herkese kolayca güvenemeyen biri olma zaafına sahibim(bak zaaf konusu bile ne kadar öznel, bazıları bunu zaaf değil kuvvet olarak görüyordur eminim). bu sebeple ilk görüşte aşık olmadım, sanmıyorum ki olayım.

ikinci sorunun cevabının aşkla uzaktan yakından alakası yok; tamamen ahlaki temele dayanıyor. bizde şehvet ayıp ve günah, aşk gibi pozitif bir duyguyu negatif nosyonlarla bağdaştırmamak için kendimizi kandırıyoruz. halbuki en iyi seks karşındakinin ruhunu da becerebildiğin zaman yaşanır. (hooop yine öznellik, bu söylediğime karşı çıkıp fikrini çatır çatır savunabilecek insanlar da çok var)

üçüncünün cevabına psikolojik olduğu kadar biyolojik cevap vermek de mümkün. feromon konusundan girip "aşk aslında insanın soyu devam ettirmek için gereken dna yapısını koku yoluyla seçen atalarımızdan kalan dürtünün medeniyetteki kılıfıdır" diye yorumlayabiliriz. öte yandan yukarıdaki zaaf konusunu, insanın sevgi ve ilgi ihtiyacını uhrevileştirerek dışa vurması olarak psikolojik açıdan da değerlendirebiliriz. yani burada da bir netlik yok.

aşk çok kişisel bir şey olduğu için bu kadar özel geliyor insanlara bence, hiçbir aşk tanımı bir diğerine benzemiyor. herkesin kendi aşkı var ve bu durum bir insana kendini en özel hissettiren şey. mesela bence aşk insanın kendini sevme ve sevdirmesinin en garanti yoludur. bu kendine haslığın en büyük kanıtı da şıpsevdi sakızlarıdır diyip konuyu kapatıyorum.
0
Bruce
(15.05.20)
1. ilk görüşte birbirine aşık olup da sevgili olan kişi sayısı az zaten. insanlar genelde dur şununla bir tanışayım deyip sevgili oluyorlar. yani ortads öyle büyük bir aşk olmuyor.

2. kadın olduğum için pas geçiyorum.

3. bu aslında kişiden kişiye değişiyor ama genel olarak dopamin, oksitosin vs değişimler oluyor, bağışıklık sisteminin güçlenmesinden tutun da kalp sağlığına kadar pek çok olumlu etkisi oluyor.
0
rose parks
(15.05.20)
aşk rasyonalizmle açıklanamaz.(lütfn bknz: rasyonalizm ve veya modernizm)
dolayısıyla bir mantığı ve "mekaniği" olamaz.

1.hayır, çünkü illa ilk görüşte olmak zorunda değil. ayrıca birden fazla ruh eşiniz de olabilir.
2.bu toplumsal cinsiyet ve muhafazakar toplumların demografisyle ilgili. bir çeşit baskıdan (yine rasyonalizme ve modernizme geliyoruz) ve kural, sınıflandırma aramaktan oluyor. aşkın her türlüsünün temelinde bilinç altında bazen cinsellikle bir bağ vardır. (bknz: freud veya freudu çok sevmeyenler için bknz: jung) buna anneye babaya maneviyata duyulan "aşk" da dahil.
3.kokainle aynı etkiyi yarattığına dair (beyindeki rezonansı) bir bilimsel çalışma var, sağda solda bulunabilir bi kaynak.bknz vermiyorum o yüzden :)
0
jimjim
(15.05.20)
Eski enerjim olsa uzun uzun yazardım ama kısaca şöyle. Aşk diye adlandırdığımız şey 3-4 yıllık bilemedin 5 yıllık ömrü olan bir duygu. Bunun nedeni ise soyumuzu devam ettirebilmek için yaptığımız yavrunun gereksinimlerini karşılamak için bize yeterli gelecek minimum yılın bu olması. Sanıldığı kadar romantik bir şey değil yani. Soyumuzun üremesi için evrimleşmiş bir duygu.
0
ruhen hastayim ben
(15.05.20)
Ben cevap veremem bu konulara fakat 303 filmi biraz cevap arıyor gibi. Aşkın ne kadarı kimyasal, bir ilişkiyi yürütmek için biraz kafaların da uyuşması gerekmez mi gibi tartışmalar var. Tavsiye ederim.
0
black holes in the sky
(15.05.20)
m.youtube.com Bu videoda kafanızdaki soruların bir çoğuna cevap bulabileceğinizi düşünüyorum. Biraz uzun ama izlemeye başlayınca su gibi geçecek. Ben Lacan’a yakın bir insan olarak Agah Bey’i ilk dinlediğimde bayılmıştım.

Kimseye aşık olmadım dediğiniz için de bu konuşmayı izlemenizi öneririm : m.youtube.com
Burada hem hiç aşık olmamak ne demek, hem aşk tanımı kişiden kişiye nasıl değişiyor onu anlatır.

İki konuşmasından birinde şehvet duygusundan da bahsediyor olması lazım. Bahsetmiyor ise kısaca üzerinden geçmiş olayım, toplumsal yapı ve ahlaki anlayışa geçmeden önce fallik dönemde başlar bu karmaşalar. 4 yaştan bahsediyorum. Daha ahlak kelimesini duymadığımız, toplumu algılayamadığımız bir dönem. Erkekler için karmaşık hatta. Siz erkek olduğunuz için o cinsiyetten örnek vereyim. Hem evdeki babanın hem de kendisinin aynı meme üzerinde hakkı vardır çünkü. Düne kadar kendisine ait olduğunu sandığı memenin başkasına ait olduğunu da bu dönemde fark eder. Bu dönem ile ilişkilidir gelecekteki aşk-şehvet ilişkileri.

3 için de şunu ayırt etmek lazım. “Aşık olmak” değil vücuttaki kimyayı değiştiren. Aşık olduğunuz kişi size aşık ise farklı bir kimya peydah olur aşık olmazsa farklı. Bunun sebebi de “tamamlanma” hissidir. Tamamlanma hissediyorsanız eğer mutlu olursunuz elbette. İnsanın arayışı budur. Nihayete kavuşma hissini yaşarsınız. Ama eğer karşınızdaki insandan sizi tamamlayamayacağına veya kendisinin sizle tamamlanmayacağına dair bir beyan alırsanız eğer -bu sözlü olmak zorunda da değil- bu noktada hayal kırıklığı veya karşılıksız aşk denilen hissi tecrübe etmiş olursunuz. O da sizi mutsuz eder.
Siz hiç aşkı karşılıksız kalıp da bu konu ile alakalı yine de mutlu olan insan gördünüz mü? İnsanın kendi, doğal yaşamının kendisine verdiği mutluluktan bahsetmiyorum ama onu düşünmeyin. X’i seviyorum ama o beni sevmiyor, benim x’e olan aşkım bile beni mutlu etmeye yeter demez kimse. İnsanın doğası bu değil çünkü. Attığımız her adım tamamlanma için. İnsanlara karşı da, nesnelere karşı da bu böyle. Bilimsel yaklaşımın tamamı için de Lacan okuyunuz :) soruların cevapları orada.
0
irene
(15.05.20)
(1)

EBA Akademik Destek ile ilgili

libertalium
Merhabalar, sınava hazırlanan bir 12. sınıf öğrencisiyim, EBA Akademik Destek ile 3 gündür çözemediğim ve teknik olduğunu düşündüğüm bir sorunum var, ilgili mercilere e-mail atsam da hala bir dönüş alamadığım için buraya yazmaya karar verdim. Eğer aranızda bilen birileri varsa yardım ederse çok çok
Merhabalar, sınava hazırlanan bir 12. sınıf öğrencisiyim, EBA Akademik Destek ile 3 gündür çözemediğim ve teknik olduğunu düşündüğüm bir sorunum var, ilgili mercilere e-mail atsam da hala bir dönüş alamadığım için buraya yazmaya karar verdim. Eğer aranızda bilen birileri varsa yardım ederse çok çok minnettar olurum, genelde oradan çalışıyorum.

Dilerseniz attığım e-maili gereksiz bölümleri kırparak buraya kopyalayıp yapıştırayım, orada özetliyorum.

İki gün önce Akademik Destek’in testler bölümünden bir deneme çözdüm, daha sonrasında deneme bittiğinde, ana sayfaya döndüğümde sayfanın üst kısmında “Sıradaki hedefin değişti. Devam etmeden önce net sayını ve ders hedeflerini buna göre güncellemelisin.” diyen sarı bir kutucuk çıktı, böylelikle bu kutucuğun altında kalan hiçbir bölüme erişim sağlayamadım. Sağ üst taraftaki ismimin yazdığı profil sekmesine de tıklamama izin verilmiyordu. “Net Hedefleri”ne tıkladığımda net hedeflerimi değiştirebiliyordum fakat “Devam etmek için değişiklikleri kaydetmelisin” tarzındaki sarı kutucukta da bu sefer Kaydet’e basamıyordum, böylece devam edemiyordum ve EBA Akademik Destek’te herhangi bir şeye erişemiyordum bu yüzden. Bu 1,5-2 gün önce oldu, hala da aynı şekilde, ekran görüntüsünü de ekte göndereceğim, teknik bir hata olduğunu düşünüyorum, lütfen yardım edin.

Kullandığım cihaz Dell marka Windows 10 işletim sistemli bilgisayar(Xiaomi telefonumda da aynı sorun var).
0
libertalium
(12.05.20)
Merhaba, ben de dediğiniz sıkıntıyı yaşadım bir deneme sınavı çözdükten sonra. Net hedeflerimi otomatik değiştirdi, sonra ben tekrar kendime göre çekmeye çalıştım ve kaydedemedim. Sonra sanırım sinirlenip çıkmıştım :( Ama bugün bir deneme daha çözdüm sıkıntı yaşamadım. Cihazlarınızdan kaynaklandığını düşünmüyorum o yüzden. Bence denemediyseniz çerezleri temizleyin girişleri falan sıfırlayın, yeniden girmek zorunda kalın belki düzelir. Eba'nın mailinize döneceğini çok zannetmiyorum açıkçası. Eğer okulunuzda bilgisayar öğretmeni varsa ona ulaşmaya çalışın olmadı, bir ihtimal yardımı dokunur belki..
0
black holes in the sky
(12.05.20)
(10)

Geçtiğimiz hafta sipariş verip kargosu eline ulaşan oldu mu ?

glavina
Sözlükte de kargo şirketleriyle ilgili bir başlık açılmış.Genel bir sorun mu yoksa benim şansım mı? Kargolar hafta sonu çalıştı mı? Çarşamba günü kargoya verilen siparişim 40-50 km mesafede kargo takipte hala yolda diye geçiyor. Kargo şirketi MNG bu arada.Müşteri temsilcisine zaten ulaşılamıyor. Çar
Sözlükte de kargo şirketleriyle ilgili bir başlık açılmış.Genel bir sorun mu yoksa benim şansım mı? Kargolar hafta sonu çalıştı mı? Çarşamba günü kargoya verilen siparişim 40-50 km mesafede kargo takipte hala yolda diye geçiyor. Kargo şirketi MNG bu arada.Müşteri temsilcisine zaten ulaşılamıyor. Çaresiz bekliyor muyuz?
0
glavina
(12.05.20)
Lens siparişi vermiştim. Bu sabah yurtiçi kargo kargoyu getirdi.

Ama bazı kargo şubelerinde yoğunluk olduğu söyleniyor. İki hafta önce gittigidiyor'dan verdiğimiz siparişi kargo şubesi yoğunluktan kabul etmiyor diye bir hafta geç kargoya verdiler.
0
GoodMorningTeacher
(12.05.20)
Perşembe günü pazartesi teslimatlı sipariş verdim. Bir iki saat gecikmeli geldi bugün.
0
ruhen hastayim ben
(12.05.20)
Kargolar depolardan çıkıyor da şubelerde aşırı yoğunluk ve kota olduğundan gönderimi sıkıntı. Neredeyse 24 saate kadar çalışan şubeler var. Eskisi gibi dün aldım sabah geldi devri bu dönemde yok gibi görünüyor.
0
bahoho
(12.05.20)
Teşekkürler cevaplar için, bana denk geldi herhalde çaresiz bekliyoruz.Birde hafta sonu sokağa çıkma yasağında kargo şirketleri çalışıyor mu bilginiz var mı ?
0
🌸glavina
(12.05.20)
evet çalışıyorlar. hatta pazar günü bile dağıtım yapanlar var. belki de hepsi yapıyordur bilmiyorum. kargo konusu tamamen muamma bu arada yani genellemek imkansız mahalle mahalle şube şube çok değişiyor.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(12.05.20)
Aras Kargo, adres eksik deyip getirmedi. Telefon numaranız yanlış vs. dedi. Telefonda görüştüğüm kişinin duraksamalarından söyleyebilirim yüzde yüz yalan söylüyorlardı. 3 gün bekleme süresi varmış kargonun, son gün arayıp gidip almak zorunda kaldım. Aras Kargo sıkıntı yaşadığım tek kargo şirketi. Zorunda kalmadıkça tercih etmiyorum.
0
black holes in the sky
(12.05.20)
mng siparişimi 2 haftada getirmedi. en son gittim kendim aldım.
0
jelly bear
(12.05.20)
@black holes 3 gün bekleme süresi gönderim şubesinde mi varış şubesinde mi? varış şubesine gelse gidip dağıtıma çıkmadan teslim alacağım. Henüz varış şubesine gelmemiş kargom bir de orada mı 3 gün bekleyecek?
0
🌸glavina
(12.05.20)
@jelly bear yapma ya. Şehirler arası yasak olmasa ben de gidip alacağım.
0
🌸glavina
(12.05.20)
dün sabah (pazartesi) şubeye teslim edilen, ankara > istanbul paketinin tahmini teslimine çarşamba demiş yurtiçi kargo. normalde 1 gün malum ankara'dan istanbul'a.

direk 2 gün süre vermeye başladılarsa sıkıntı vardır :/

bir de kargoyu gönderen arkadaş "özellikle sabah erken saatte vermeye çalıştım, bazen aynı gün işleme alamıyorlar her paketi" dedi. anlaşmalı göndericilerinden gezerek aldıkları paketleri de gönderici şubeye yığıp sırayla işleme alıyorlar muhtemelen.
0
savidan
(12.05.20)
(9)

Filtre verme

cilekli krep
Ben hiç filtre vermedim inanmıyorum da zaten. Ama bu sene koronadan dolayı temizlikçi ablaya biraz yardim etmek istiyorum hazır ramazan gelmişken de sadaka verir gibi olmasın diye filtre vermek istiyorum.ancak bunlar nasıl denir bilmiyorum. Ayıp olur mu onu da bilmiyorum. Yanı iki sorum var bir ayıp
Ben hiç filtre vermedim inanmıyorum da zaten. Ama bu sene koronadan dolayı temizlikçi ablaya biraz yardim etmek istiyorum hazır ramazan gelmişken de sadaka verir gibi olmasın diye filtre vermek istiyorum.ancak bunlar nasıl denir bilmiyorum. Ayıp olur mu onu da bilmiyorum. Yanı iki sorum var bir ayıp olur mu iki ayıp olmazsa nasıl mesaj atmalıyım.

Ayıp olma düşüncesini de şuradan kurdum. Sonuçta ekmeğini eline almış bir kadın kendisi bana bişey söylemedi ama iki aydır iş yapamadığını da biliyorum. Zor durumda olduğunu düşünüyorum sadece.
0
cilekli krep
(11.05.20)
Bu arada banka hesap nosu falan bilmediğim için sormadan etmeden yollayamıyorum para.
0
🌸cilekli krep
(11.05.20)
Dinle alakam yok ama, o fitre olmasin sakin?

Ayip olmaz, neden olsun? Muhtemelen ihtiyaci vardir simdi. Bir ihtiyaciniz var mi, arkadas erzak kolisi dagitiyor size gonderelim mi gibi bir palavra sikip, fitre icin ayirdiginiz miktarla erzak vs alip, belki kalan parayi da bir zarf icinde koliye koyup evlerine goturebilirsiniz.
0
kurbanlik koyun
(11.05.20)
Filtre değil fitre.

Karşınızdakine ramazan fitresi olarak verdiğinizi söylediğinizde almamazlık edeceğini zannetmiyorum. Siz inanmasanız dahi hanımefendi sizin dini görevinizi yerine getirdiğinizi düşünecek o yüzden sorun olmaz.

Bence ayıp bir şey değil. Korona zamanı zaten dediğiniz gibi iki aydır sorun yaşıyor olabilir. Gerçekten yardıma ihtiyacı varsa zaten reddetmez. Siz de güzel düşünmüşsünüz hem hanımefendiyi tanıdığınız için gönül rahatlığıyla vereceksiniz.
0
black holes in the sky
(11.05.20)
"merhaba x hanım. eğer kabul ederseniz ramazan ayı vesilesiyle bu seneki fitremi size vermek istiyorum." vs gibi bir mesaj atabilirsin. ayıp değil.
0
ala09
(11.05.20)
valla bunca yıl yanlış yazmışım bir kere de düşünmemişim filtre ne kahve filtresi mi tabii ki fitre.
0
🌸cilekli krep
(11.05.20)
Ayıp değil bence de. Herkesin zoruna gider, yardım kabul etmek kolay bir şey değil. O da ayrı bir tevazu gerektiriyor. Siz de tevazu ile hareket edersiniz (ki öyle anlaşılıyor üslubunuzdan) rencide olmayacaktır diye umuyorum:

"X Hanım, fitre olarak ayırdığım bir miktar var bu sene, kabul ederseniz size vermek istiyorum."

İnanmadığınız için fitre demek istemezseniz "birine faydası olsun diye ayırdığım bir miktar para var, kabul ederseniz size vermek istiyorum" da diyebilirsiniz. Yine istediğiniz kişiye yardım amacına ulaşır.
0
gayda
(11.05.20)
bence direkt eline zarfla sikistirin "bunu size ramazan yardimi/bayram harcligi olarak vermek istedim, kabul ederseniz sevinirim" diye. hayir demeyecektir.
0
yoggi
(11.05.20)
Cok güzel düşünmüşsünüz.

Yardımlaşma çok güzel bir duygu.
0
intern in the house
(11.05.20)
Yaziniz beni gecmise goturdu. Bi seyler yazayim derken sonra fark ettim ipin ucu kacmis, hayli uzamis yazdiklarim. Gozlerimde yaslarla kalakaldim. Sildim hepsini.
Ne hayatlar yasaniyor bilmiyorsunuz. Sentetik hayatlarimizda yaratilmis ihtiyaclarimizla bogusurken ne anneler caresizligin dibini yasiyor su anda. "Allahim yardim et."

Ne guzel çevrenize karsi sagir degilsiniz, Dilsiz de olmayin. Mutlaka sorun.

Madem ki varsiniz, madem ki dunyadasiniz siz inanmasaniz da allah size inaniyor demektir.
0
Kirmizibavul
(12.05.20)
(6)

Netflix Forum | Beklentileri karşılar mı sizce?

d0RuK
Eşim silah doğrultmasa dizi-film izleme olaylarına hiç girmeyeceğim ama gün geçtikçe ısınmaya başlıyorum bu işlere. Anladığım şey web sitesi kurma işleri falan.Artısı, eksisi var mı, değerlendirir misiniz? Daha da önemlisi, katkıda bulunmak ister misiniz, bunu teşvik eden bir yapı mı sizce?https://n
Eşim silah doğrultmasa dizi-film izleme olaylarına hiç girmeyeceğim ama gün geçtikçe ısınmaya başlıyorum bu işlere. Anladığım şey web sitesi kurma işleri falan.

Artısı, eksisi var mı, değerlendirir misiniz? Daha da önemlisi, katkıda bulunmak ister misiniz, bunu teşvik eden bir yapı mı sizce?

netflixforum.net
0
d0RuK
(10.05.20)
dizi film izleyen kişiler için netflix bir tür vakit öldürme aracı netflix üzerinden bir şeyleri takip etmezler. film dizi = netflix olarak algılayan kitle de forumlarla falan uğraşmaz rastgele bi şey açar izler. yani bana göre fikir olarak pek iyi değil. sinema üzerine türkçe bir forum isterim ama netflix içeriklerinden ibaret olacaksa istemem.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(10.05.20)
Forum kültürü bitti epey. En son 4 sene önce bir forumda takılıyorum, o da bir gençlik dizisi üzerineydi. Proletarier'e katılıyorum. Netflix'in çoğu özgün içeriği de bir anda izleyip yeni sezonu gelene kadar unutmak üzerine. Hem diğer diziler hafta hafta yayınlandığı için forumlarda sürekli teoriler dönerdi, her bölüm için farkı yorumlar vs. yapılırdı. Netflix bütün bölümleri aynı anda verdiği için bu imkan da ortadan kalkıyor. Hem sürekli spoiler paylaşanlarla daha fazla uğraşmak zorunda kalırsınız. Başarıya ulaşmasını çok isterim ama pek uzun ömürlü olmaz gibi. Bol şans.
0
black holes in the sky
(10.05.20)
Arkadaşlara katılıyorum.

tüm sezon aynı anda yayınlandığı için bölüm bölüm değilde sezon sonunda teoriler tartışılabilir, bazıları anlamadığı çıkarım yapamadığı şeyleri sorabilir. ben de en çok sezon arasında diziyi unuttuğum için önceki sezon ne oldu yav deyip araştırıyorum, bölüm veya sezon özeti detaylı bir şekilde var mı diye. genelde wikipedia da bu özet işi çözülüyor.

ekşisözlükte bir nevi forum işlevini görüyor teoriler ve genel yorum açısından ama gereksiz entry olabiliyor ya da arama motoruna yazınca spesifik ne istediğiniz çıkmıyor

diğer teoriler ya da merak ettiğim bir şey olursa googlelayınca redditte karşıma çıkıyor.
0
fezagezgini
(10.05.20)
Forum kültürü bitti maalesef. Özellikle ekşi sözlük gibi popüler mecralar yazar alımlarını herkese açtıktan ve facebook, twitter gibi sosyal medya kültürü oturduktan sonra user created content'in büyük kısmı o mecralara akıyor. O yüzden bence uğraştığına değmez.
0
roket adam
(10.05.20)
eger yayınlanan dizilerle ilgili yorumlari ve trivia bilgileri kapsiyorsa ben arada bakarim. netflixte ne izleyelim deyince genelde eksiye ya da google a bakip ona göre secim yapiyoruz ama her zaman verimli olmuyor. bir site olsa ve orada netflix dizileri ile ilgili yorumlar olsa, dizi ile ilgili ekstra bilgi olsa güzel olur. ama bu forum formatında olur mu emin degilim.
0
proteus
(10.05.20)
mantıklı bir girişimmiş kendileri
0
biber
(12.05.20)
(1)

beinconnect hakkında-ücretsiz üye olayım mı?

lovemyself
parasite filmini izlemek istiyorum. sadece beinconnect'te var. onda da otuz günlük ücretsiz üyelik diyor.işin için de Digiturk olunca huylandım. üye olup, izleyip, sonra iptal edeyim mi? Netflix, blutv, mudi bana yetiyor çünkü.televizyondan baktım, orada ücretsiz üyelik vs demiyor. mubi'de bilgisaya
parasite filmini izlemek istiyorum. sadece beinconnect'te var. onda da otuz günlük ücretsiz üyelik diyor.
işin için de Digiturk olunca huylandım. üye olup, izleyip, sonra iptal edeyim mi? Netflix, blutv, mudi bana yetiyor çünkü.

televizyondan baktım, orada ücretsiz üyelik vs demiyor. mubi'de bilgisayardan ya da televizyondan girmenin farkı vardı, bu da onun gibi mi? sadece bilgisayardan girince mi ücretsiz üye olunuyor? (üye olan tek cihazdan izleyebilir, yazıyor, o yüzden bilgisayardan üye olup tv'den devam edemeyebilirim galiba)

maç hiç izlemem. film ve dizi takip ediyorum. bu konu dışında da, bu platformu seversin, çünkü çok güzel bi şe, gibi tahminleriniz var mı?
0
lovemyself
(09.05.20)
Karantinanın ilk günlerinde ücretsiz üyelikle izledim birkaç şey. Kredi kartı bilgisi istemiyorlar bu yüzden iptal etmenize gerek yok, mail gönderiyorlar bitti haberiniz olsun diye.
0
black holes in the sky
(09.05.20)
(2)

Çok kişiyle dizi, film izlemek

izmitcan
Netflix party dışında min 2 kişiyle, istediğimiz siteden dizi film izleyebileceğimiz bir platform var mı ? chat kısmı da olsun.
Netflix party dışında min 2 kişiyle, istediğimiz siteden dizi film izleyebileceğimiz bir platform var mı ? chat kısmı da olsun.
0
izmitcan
(09.05.20)
hiç denemedim ama discord'da olan ekran paylaşma özelliğiyle yapılabilir hem chat kısmı da var.
0
GreyFever
(09.05.20)
4 5 sene evvel YouTubedaki filmleri plug.dj sitesinden izleyebiliyorduk. Şimdi nasıl bilmiyorum
0
black holes in the sky
(09.05.20)
(5)

kiz kardes

alexaalexa
Merhaba, kiz kardesim cok zor gunler geciriyor. Kendisi 26 yasinda, zor bir sinava hazirlaniyor. Ailevi olarak zaten sikintili bir durumdayken erkek arkadasiyla ayrildilar. Daha once hic terk edilmemisti, yataklara dusecek kadar kotu oldu. Bu ruh halindeyken aile ici olaylar ve sinav stresi da kendi
Merhaba, kiz kardesim cok zor gunler geciriyor. Kendisi 26 yasinda, zor bir sinava hazirlaniyor. Ailevi olarak zaten sikintili bir durumdayken erkek arkadasiyla ayrildilar. Daha once hic terk edilmemisti, yataklara dusecek kadar kotu oldu. Bu ruh halindeyken aile ici olaylar ve sinav stresi da kendisini daha cok etkiler oldu. Bugun yine cok dramatik seyler yasadik. Ben takmiyorum ve ruh sagligimi mumkun oldugunca korumaya calisiyorum ama kardesim cok naif, kahroldu, onun icin cok uzuluyorum. Onu mutlu etmek ve ablasi olarak ne olursa olsun hep yaninda olacagimi ve onu cok sevdigimi gostermek istiyorum. Yurtdisinda yasiyorum, her gun saatlerce konusuyoruz, bazen duygusal bazen de komiklikler yapiyorum onu neselendireyim diye. Psikiyatra da gidiyor. Onun icin yapabilecegim bir sey geliyor mu akliniza? Guzel bir hediye paketi yapip gondermeyi dusundum ama icinde ozel seyler olmali, ya da ona sevgimi hissetirecek, neselendirecek bir surpriz... butce siniri yok ama maddi degerinden cok onu degerli hissettirecek bir sey olmasi onemli. Cok tesekkurler simdiden cevaplariniz icin.
0
alexaalexa
(07.05.20)
Çocukluğunuzu hatırlayacak bir şey olabilir. Daha önce kaybettiği sonra bir daha almadığı bir şey olabilir.
0
black holes in the sky
(07.05.20)
şu an normal-alıştığı düzenden çıkıp kurulu düzeninde boşluk oldu. bu boşluğu da gerek konuşmalarla gerek başka şeylerle siz doldurmaya çalışacaksınız. buddy gibi. ayrıca dikkatini başka başka yöne çekmek daha iyi olabilir. sınav gibi. bir de "önünde önemli bir sınav var, ona odaklan,ağlayacaksan ondan sonra biladerim. yılmak yok. sınava odaklan" diyip dertleri biraz da olsa gazla ertelemek işe yarayabilir(ne kadar sağlıklı olur bilemem)
0
MtKrt
(07.05.20)
benim şahsi düşüncem "sınava odaklan o daha önemli" dememeniz. sizin için çok önemli olan şey, onun için o kadar önemli olmayabilir kaldı ki sınavda başarısız olursa daha beter dibe vurabilir. kendini iyi hissedeceği şeyler söylemelisiniz bence. ne olursa olsun ben buradayım, hayattaki hiçbir şey senden önemli olmasın senin için vs gibi şeyler duyarsa belki kendini daha iyi hisseder. böyle zamanlarda insan kendini iyice değersiz hissediyor çünkü ve evet ya ben kendime lazımım demesi gerekiyor yoksa çok zor toparlanıyor.
umarım bi an önce morali düzelir kardeşinizin.
0
matilda
(07.05.20)
ayrılık acısını çok geç tatmış bunları erken tadıcan ki yıkılmıcan.
0
mikahakkinen
(07.05.20)
Ben Sosyopix'i epey başarılı buluyorum, birlikte güzel anılarınızı hatırlatacak fotoğraflarınızı (çocukluk günleri, birlikte yapılan tatiller vs.) siteye yükleyip altlarına da ufak notlar yazıp bastırabilirsiniz. Anı çerçevesi ve albümler çok güzel oluyor, ikisinden de sipariş verdim, 1-2 gün içinde hazırlayıp gönderiyorlar istediğiniz adrese.
0
opucuk baligi
(07.05.20)
(4)

Netflix mi Beinconnect mi?

msb
Ya da başka bi platform mu?Film arşivi kısmı en önemli kriter benim için.Dizi izlemeyi çok sevmiyorum. Uzun zamandır mevcut Netflix aboneliğim var ama bi film izleyecek olduğum zaman arıyorum, çoğu zaman sonuçlarda çıkmıyor aradığım film.Ne önerirsiniz?
Ya da başka bi platform mu?

Film arşivi kısmı en önemli kriter benim için.

Dizi izlemeyi çok sevmiyorum. Uzun zamandır mevcut Netflix aboneliğim var ama bi film izleyecek olduğum zaman arıyorum, çoğu zaman sonuçlarda çıkmıyor aradığım film.

Ne önerirsiniz?
0
msb
(03.05.20)
Netflixte film yok dogru duzgun.

Bein'in icerigi daha seckin. Art house seviyorsan da mubi ya da bi tik dusugu blutv
0
brkylmz
(03.05.20)
Beinconnectteki bazı diziler kaldırılmış. Güncel durumlarına bir bakın derim. Hala duruyorlarsa Beinconnect
0
black holes in the sky
(03.05.20)
bein dizileri sak diye habersiz kaldiriyorlar ansizin ona gore yap secimini. mesela the big bang theory kaldirilmis
0
sting
(03.05.20)
bein'de westworld ve the magiciansı izledim. başka düzgün dizi var mı emin değilim. game of thrones falan var. ücretsiz filmler genelde çok kötü. imdbde ne kadar 3-4 yıldız alan film varsa bein'de.
0
9kuyruklukedi
(03.05.20)
(6)

z kusagi hk

müptezel dostoyevski
z kusagi nasil bu kadar rahat dileniyor ? satis yaptigimiz web sitelerine girip canli destekten ya da instagramdan o kadar rahat bir sekilde dilencilik yapiyorlar ki, aklim almiyor, dilenmek, bedava bir sey talep etmek ne zaman bu kadar normal oldu? ayda 1 olsa cok normal dersiniz, ama gunde 20 30 d
z kusagi nasil bu kadar rahat dileniyor ? satis yaptigimiz web sitelerine girip canli destekten ya da instagramdan o kadar rahat bir sekilde dilencilik yapiyorlar ki, aklim almiyor, dilenmek, bedava bir sey talep etmek ne zaman bu kadar normal oldu? ayda 1 olsa cok normal dersiniz, ama gunde 20 30 defa oluyor bu, her platformdan sanslarini deniyorlar, whatsapp, instagram, sitelerden, mail ile vb.

insanlar bunlar gibiler yuzunden kyk borclarinin silinmemesini istiyor olabilir mi? biraz boyle bakmak lazim sanirim olaya

siz nasil karsiliyorsunuz bu yeni neslin gurursuz halini ?
0
müptezel dostoyevski
(03.05.20)
Size sonuna kadar katılıyorum. Sosyal medyadan, çeşitli sitelerden bu yardım olayı(gerçekten ihtiyacı olana) yaygınlaşınca bizim tembel nesil de ulan hadi bi şansımı deneyime kadar düştü. Hadi ben bunlara kızmıyorum adamlar şansını deniyor. Asıl kızılacaklar bunları her ortama taşıyıp hadi bi el atalım diyenler. Sözlükteki şu ipad mevzusunu görünce saçlarımı yoldum resmen. Kyk borcu hikâyesinde de haklıkık payınız bulunuyor. Benimde ihtiyacm vardı ancak ne zaman ve nasıl ödeyeceğimi bilemediğim bir borca girmek yerine üç kuruşla gittim geldim okula. Bizden öncekiler nasıl ödediyse şimdi krediyi sigaraya basanlarda ödeyecekler. Sürekli bir yerden bedava, kolay yollu geçinmeye çalışan bu bebeler bunun en kolay yolunu dilenmek ve youtuber olmakta bulmuşlar. Daha gece konuştuk kardeşimle keşke youtube hiçbir şekilde ödeme yapmasa da gerçekten kaliteli bir şeyler görsek.
0
Başkalaşım
(03.05.20)
Z kuşağından biri olarak söylüyorum,
Zaten şımartılmış olan çok kişi var Z kuşağında. El bebek gül bebek büyüyen çok ve bizden sonraki nesil daha fena olacak bu konuda. Bu kişiler zaten genelde hala istediklerine kavuştukları için pek yardım talebinde bulunmuyorlardır. Bulunuyorlarsa da yokluk bilmedikleri ve ilk defa karşılaştıkları yokluğa katlanamadıkları içindir.

Bir de kendimizi bir bok zannediyoruz. Bizim kuşakta inanılmaz fazla olan bir şey bu. İki kitap okuyan değil iki tane YouTube videosu izleyen kendini bir şey zannedip saçma sapan bir şekilde, kendini çok yükseklerde görüyor. Bir şeye ulaşamayınca da her yol mübahtır anlayışıyla bunu zaten hak ettiğini düşünerek istemekte, dilenmekte bir beis görmüyor. Çünkü şöyle düşünüyor, benim olması gereken şey bende değil, param yok, o zaman kim nasıl olursa olsun bunu bana tedarik etmeli.

Bir de insanların bir şeyleri nasıl elde ettiğini gördükçe çabalayasımız gidiyor. Liyakattan bahsediyorum. Liyakatın bu kadar abartıldığı ama hiçbir zaman hakkaniyetle uygulanmadığı bir ortamda biz kendi alın terimizle bir yerlere gelmenin çok zor belki de imkansız olduğunu düşünüyoruz. Başka yollara başvurmaktan çekinmiyoruz.

Maalesef.
0
black holes in the sky
(03.05.20)
kurmalifare
(03.05.20)
paco de lucia +1 cami önlerinde dilenen z kuşlağı görmedim. ya y kuşağı ya da daha eski kuşaklar var. ve de onların zorlamasıyla dilenen çocuklar var. napıcaz şimdi? y kuşağı nasıl rahat dileniyor diye mi konuacıcaz?
0
papuayenigine02561
(03.05.20)
Sen buna dilenmek diyorsun, z kuşağı ise "ne var amk şu işi kolaylaştırsanız" diyor.
(bu arada z kuşağı 90-sonu 2bin başı oluyor, bu arkadaşların henüz kyk kredisi borcu gelmedi ama bunlar bizden daha çok diyecekler)

Herkes 1 lira verse'cilik olabilir bu durumun adı. Apolitik yetişen son nesil bunlar, sosyal iletişim açısından da rahatlar. Kafalar rahat çünkü ülke tarihinin ekonomik olarak en rahat olduğu senelerde doğdular. Muhtemelen her istedikleri yapıldı ya da alternatif bulundu. Bu yüzden zorluğa karşı tahammülleri yok, yokluk bilmiyorlar. Ben buna şımarıklık demiyorum, daha derin bir mevzu bu; "bitane de bana var işte fakir mi yapar seni" diyor. İlk bakışta haklı çünkü, ne olacak yani bitane ona versen, fakir mi olacaksın?
Eşitlik, hak kavramlarına bakışları daha farklı. "ama sana verirsem öbürüne de vermek zorunda kalırım" dersin, "önce o isteseymiş" der.

Aslında kuşak muhabbeti yapmayı sevmiyorum ben, hatta z kuşağını açıkça tanımlayabilmemiz için biraz daha zaman geçmesi lazım bence ama verdiğin örnek özelinde kendimce bir çıkarım yapabildim. Yukarıdaki cami'de dilenen z kuşağı yok örneğinin çıkış noktası güzel mesela. Ama onun bir değişiğini yapıyor z kuşağı, abi yanlış anlama dilenci değilim diyip yol parası ya da akbil istiyor. Önceki nesillerde de bu yok mesela, normal giyimli gençlerin yolda durdurup para "rica etmesi" önceden yoktu.
Bunu duygu sömürerek ve kendini küçük düşürerek değil, sosyal bir etkileşim ve eğlence olarak görüyorlar. Çoğunun o paraya ihtiyacı yok belki de, daha az zahmetle edinebilir o parayı. Ama bunu kötü ya da utanılacak bir şey olarak görmüyor.
0
Bruce
(03.05.20)
cami onlerinde dilenen dilenciler ile sosyal medyada dilenenler arasinda bir fark yok.

cami onlerinde dilenenlerin cogu x ve y kusagi.

simdi kalkip bu x ve y kusagi neden bu kadar rahat dileniyor diyebilir miyiz?
0
Leonardo~Da~Vinci
(03.05.20)
(3)

Whatsapp web fotoğraflar

ddenizz
W webdeyken bana gönderilen fotoğraflar bilgisayarda nereye kaydoluyor. Resim geldi indir dememe gerek kalmadan mobildeki gibi yüklenmiş olarak geliyor zaten peki nereye kaydoluyor?
W webdeyken bana gönderilen fotoğraflar bilgisayarda nereye kaydoluyor. Resim geldi indir dememe gerek kalmadan mobildeki gibi yüklenmiş olarak geliyor zaten peki nereye kaydoluyor?
0
ddenizz
(29.04.20)
İndirmeniz lazım diye biliyorum.
0
black holes in the sky
(29.04.20)
kaydolmuyor. indirmeniz lazım.
0
ryhmer
(29.04.20)
Eger indirirsen browserin indirilenler klasoru nereyse oraya indiriyor.
0
nax
(29.04.20)
(11)

Çene asimetrisi ortodonti tedavisi ile çözülür mü

namidigerkokuc
22 yaşındayım. Ön dişlerim ayrık, tel taktırmak istiyorum. Ama çenemde de biraz asimetri var. Sol çenem ve yanağım, soldakilere göre daha dolgun duruyor. Bazen bu durum gerçekten moralimi acayip bozuyor.. ameliyatsız bi şekilde halledilebilir mi?
22 yaşındayım. Ön dişlerim ayrık, tel taktırmak istiyorum. Ama çenemde de biraz asimetri var. Sol çenem ve yanağım, soldakilere göre daha dolgun duruyor. Bazen bu durum gerçekten moralimi acayip bozuyor.. ameliyatsız bi şekilde halledilebilir mi?
0
namidigerkokuc
(28.04.20)
*sağdakilere
0
🌸namidigerkokuc
(28.04.20)
Benim de aynı şekilde sol çenem ve sağ çenem bariz bir şekilde farklı şekilde ama şehlalık gibi düşünün ciddi seviyede değilse karakteristik katıyor yüzünüze takılmayın bence.
0
eatpraylaw
(28.04.20)
Çeneye etkisi oluyor ordotonti tedavisinin bende yararı olmuştu. Dişçinizle görüşmeye gidince bu konuyu sorarsınız zaten o faydalı bilgi verecektir.
0
black holes in the sky
(28.04.20)
bende de çene geriliği var. bazıları ameliyat da dedi. bazıları ortodonti ile de çözülür, evet çene ameliyatı kadar kusursuz olmasa da çene ameliyatının riskine ve eziyetine değmez dediler.

anladığım kadarı ile ortodonti tekniği çok ilerledi. gittiğim doktor bayağı bilinen birisiydi ve iddialı konuştu açıkçası.
0
denizgonen
(28.04.20)
Iyi bi ortodontist cozebilir
Bakirkoye yakinsan burda cok iyi biri var yazarim
0
Flipsflops
(28.04.20)
@flipsflops yakın değilim ama İst.da okuyorum uzaklık sıkıntı değil. Söylerseniz çok iyi olur
0
🌸namidigerkokuc
(02.05.20)
@6 @eileengray evet benim de çiğneme kaslarıyla ilgili bi sıkıntı olabilir ama yanakların dolgunluğu falan da asimetrik. Bi de çenenin çıkıntılı olduğu tarafı daha çok seviyorum, burası inerse çene çok üçgenimsi olabilir:( bilemiyorum ya. Sakız falan işe yarar mı ki
0
🌸namidigerkokuc
(02.05.20)
@eatpraylaw evet bazen hoşuma gidiyo ama sol capraz sağ çapraz fotolar aynı olmayınca bi değişik oluyo
0
🌸namidigerkokuc
(03.05.20)
Cevaplayan herkese teşekkür ederim:)
0
🌸namidigerkokuc
(03.05.20)
@6 @eileengray bi de bu botoks kalıcı mı oluyor acaba. Ya da zaman içinde botokslu tarafın aynı kalıp, diğer tarafın gelişmeye devam etmesi gibi bir durum olur mu ki. Plastik cerrahlar yapıyor değil mi bu işlemi
0
🌸namidigerkokuc
(03.05.20)
kimsenin cenesi simetrik degil ki.

ac modellerin fotograflarina bak. iki taraftan da ceneleri ayni ise gel suratima tukur.
simetrisizlik dogal olmanin ve normalligin belirtisidir.
0
Leonardo~Da~Vinci
(03.05.20)
(5)

Okuma önerisi

metingiller
Distopya kelimesiyle çok sık karşılaşmaya başladım son zamanlarda. Ufak bir araştırma sonucu distopyadan önce ütopya kavramını anlamam gerektiği sonucuna ulaştım. Bu konuda okuma yapmak kavramları kafamda detaylandırmak istiyorum. Okuma önerilerinize ihtiyaç duyuyorum. Yardımcı olursanız sevinirim.
Distopya kelimesiyle çok sık karşılaşmaya başladım son zamanlarda. Ufak bir araştırma sonucu distopyadan önce ütopya kavramını anlamam gerektiği sonucuna ulaştım. Bu konuda okuma yapmak kavramları kafamda detaylandırmak istiyorum. Okuma önerilerinize ihtiyaç duyuyorum. Yardımcı olursanız sevinirim. Teşekkürler
0
metingiller
(27.04.20)
distopyadan önce ütopya okumanız gerekmiyor. istediğinizle başlayabilirsiniz.

ister ütopya olarak Thomas Moore-Utopia okuyun, ister distopya A.Huxley-Brave New World.

aşağı yazarlar ben başlatmış olayım en bilindikleri
0
AlsterWasser
(27.04.20)
George Orwell 1984 ve Hayvan Çiftliği

Fahrenheit 451

Türün ilk örneklerinden Zamyatin'in Biz kitabı var. Demir Ökçe de distopya diye anılır zaman zaman ama açıkçası Jack London'un politik görüşlerini içeren bir yapıt sadece.
0
black holes in the sky
(27.04.20)
Campanella'nın Güneş Ülkesi de eski ütopyalardandır.
0
wish i could find a way to disappear
(27.04.20)
yevgeniy ivanoviç zamyatin distopyanın atası kabul edilir. zamyat'in biz kitabı distopik dünyanın ilk eseridir. öyle ki, orwell'in 1984 kitabı bu kitabın sönük bir örüntüsüdür. ithaki yayınları/biz kitabıyla başlaman doğru olur kanısındayım.
0
galaksi yolcusu
(27.04.20)
Zamyatin- Biz ile başlamanı öneririm
0
purplee
(27.04.20)
(5)

Bu size de oluyor mu? (Beynim umumi tuvalet gibi çalışıyor)

jeanvaljean21
Durmuyor düşüncelerim bir an bile. Öyle anksiyete falan da değil ha, düşüncelerimi durduramıyorum. Oradan oraya oradan oraya, rüzgarda savrulan BİM poşeti gibi. Hiçbir bağlam birliği yok, diyet yapıyorum bu aralar neyse akşam diyetle ilgili bir şey okurken verdiği kilolardan Sibel Can geliyor aklıma
Durmuyor düşüncelerim bir an bile. Öyle anksiyete falan da değil ha, düşüncelerimi durduramıyorum. Oradan oraya oradan oraya, rüzgarda savrulan BİM poşeti gibi. Hiçbir bağlam birliği yok, diyet yapıyorum bu aralar neyse akşam diyetle ilgili bir şey okurken verdiği kilolardan Sibel Can geliyor aklıma onun oynadığı Berivan dizisinden hareketle şimdi aramin bozuk olduğu Berivan adlı arkadaşım geliyor sonra onunla ortak arkadasimiz eski kırığımı hatırlıyorum lisede tanışmıştık oradan aklım liseye gidiyor lise arkadaşlarımı hatırlıyorum sonra liseden bir arkadaşımı iki gündür arayacağım deyip aramadigimi hatırlayıp onu arıyorum kendisi yurtdışında AB'nin Corona politikasını konuşuyoruz daha sonra salgindan sonraki ekonomik krizi düşünüyorum sonra aklıma 2018deki ekonomik krizin ilk zamanları geliyor, arkadaşla cafede ekonomi tartışıyoruz, ABD vizesine başvurmuş onu konuşuyoruz. Saka değil bu. Durduramıyorum düşünceleri, bağıracak gibi oluyorum. Bu size de oluyor mu?
0
jeanvaljean21
(27.04.20)
Aklını öncelikli olarak meşgul edecek ciddi bir işin ya da sorunun yok mu?
0
i ve been mistreated
(27.04.20)
Fikir uçuşması. Meditasyonu arastir.
0
tunaktunaktun
(27.04.20)
işsizlikte çok normal.
0
diffarentiationation
(27.04.20)
Benim de tamamen böyle. Ama ben "Beynin işi zaten düşünmek, aferin oğluşuma baya iyi yapıyor bak hızlı hızlı ordan oraya atlıyor" diye kendi kendimi ikna ediyorum sdhshd

Meditasyon falan da araştırma, bu tarz saçma zırvalarla zaman kaybetme yani. Gerçekten rahatsız ediyosa gider ilaç falan kullanırsın ama gidip meditasyon yapmak nedir yani biraz özsaygı lütfen..
0
nundu
(27.04.20)
Herkesin öyle değil mi yahu :(
0
black holes in the sky
(27.04.20)
(6)

bu kitap ne kadar eder?

matilda
herkese selam, elimde 1940 basımı, goethe'nin genç werther'in acıları isimli kitabı var (türkçe çevirisi) 2. baskı. temiz bir kitap. ben tabii ki bu kitabı satmayı düşünmüyorum. çocuklarıma miras kalsın istiyorum. ama şu anda ya da ilerde para eder mi, ederse ne kadar eder diye de merak ediyorum. bu
herkese selam,
elimde 1940 basımı, goethe'nin genç werther'in acıları isimli kitabı var (türkçe çevirisi) 2. baskı. temiz bir kitap. ben tabii ki bu kitabı satmayı düşünmüyorum. çocuklarıma miras kalsın istiyorum. ama şu anda ya da ilerde para eder mi, ederse ne kadar eder diye de merak ediyorum. bu konuda bir bilgisi olan var mı?
0
matilda
(27.04.20)
kisisel deger disinda pek bir degeri yok acik söylemek gerekirse.

seveni icin belki 100 lira eder. belki 300 ama öyle 100 bin olmaz yani.

bende almanca ilk baski jules verneler var mesela, onlarin bile degeri 150-200€ filan. evde sürüyle 1900 önesi basim kitap var hatta.

sakayla karisik gercek, goethe imzali türkce eser olsaydi ederdi :)

cocuk icin güzel hediyedir ama, o baska.
0
duygusuzromantik
(27.04.20)
Andre Gide'in artık baskısı olmayan 1960 basım Ayrı Yol kitabına ve Jack London'un yine baskısı yapılmayan 1944 basım Dağdan İnme kitabına toplam 20 lira bile ödemedim. Genç Werther'in Acıları daha popüler ama yine de çok bir şey edeceğini zannetmiyorum. Bence çocuklarınıza bırakın.
0
black holes in the sky
(27.04.20)
68 baskisina 25lira istiyorlar: www.nadirkitap.com

cok iyi durumda, ciltli falansa belki 50-100 arasi eder. bazi eski kitaplarin sayfa kalitesi cok iyi oluyor. oyle bir seyse belki biraz daha koyar. bende 1950lerden kalma muhendislik kitaplari var, kagit kalitesi nasil iyiyse sifir gibi namissizlar..
0
ubi dubium ibi libertas
(27.04.20)
açıkçası düşündüğünüz kadar değerli bir şey değil.

1774 yılında basılmış Almanca bir kitabın 1940 yılında üstüne bir de Türkçe çevirisi..

20 lira falan iyi gerçekten.
0
AlsterWasser
(27.04.20)
Özel bir kitap olmadığı için pek para etmez. Çevirmenin imzası, eski sahibinin damgası, 10/10 durumda ilk baskı falan olsa 200-250 tl eder. Bu haliyle 25-50 tl arası.

İleride de pek bir şey etmez malesef.
0
lancelot du lac
(27.04.20)
1960 yılı öncesi baskıları nadir kapsamda değerlendiriyoruz fakat bu parasal kıymeti ifade eden bir durum değil de teorik bir kategorize... Arkadaşların verdiği cevaplardaki genel kanaat doğrudur. Yıpranmamış, derli toplu, temiz bir nüsha ise çocuklarınıza, sevdiklerinize v.s. hediye, hatıra olur... Kütüphaneciyim. Eski kitaplarınız itinayla değerlendirilir:)
0
erdoyil
(27.04.20)
(7)

amerikada covid isyanları

dafuq
https://www.reddit.com/r/PublicFreakout/comments/g7ta2g/welcome_to_usa/https://www.reddit.com/r/Sacramento/comments/g7dhmz/can_you_cough_in_my_face/https://www.reddit.com/r/Trumpvirus/comments/g6hx94/maga_minions_the_dumbest_fucking_people_on_the/amerikalılar korona virüse inanmıyor ve kısıtlamaları
www.reddit.com
www.reddit.com
www.reddit.com

amerikalılar korona virüse inanmıyor ve kısıtlamaların kaldırılmasını istiyorlar.

bu konuda yorumlarınız nedir?

bence eleştiriler doğru olsa da olmasa da kısıtlamalar kalkacak çok yakında, ölen ölsün kalanlarla devam edelim demek zorunda kalacaklar
0
dafuq
(27.04.20)
Çomar her yerde çomar.
0
bahoho
(27.04.20)
Abd'de her telden adam var cidden ve bunlar genelde örgütlü oluyor. Yok düz dünyacılar yok bilmem ne komplo teoricileri vs. O yüzden şaşılacak bir şey yok.
0
mesa
(27.04.20)
Almanya'da bile eylem yapmışlar aynı sebepten görünce şok oldum. Tamam genç ve sağlıklı olunca ölme ihtimalin çok az ama bu herhangi birine bulaştırıp onu öldürmeyeceğin anlamına gelmiyor, hele bu hastalığı çoğu genç belirti göstermeden atlatırken.

ABD'de nerelerde karantina önlemi alınıyor, ciddi bir sokağa çıkma yasağı var mı bilmiyorum. Onlarda da klasik #stayathome muhabbetleri dönüyor vesaire. ABD'nin dünyanın diğer ülkelerinden daha az ekonomik hasar alarak bu süreci atlatacağı aşikar. Ama herkesin kafasında aynı soru, yaz geldi ve insanları daha ne kadar evde tutabiliriz? Şimdiden insanlar evde durmamaya başladı. Sonumuz hayrola
0
black holes in the sky
(27.04.20)
ABD'de ne hükümet ne de halkın çoğunluğu covid19 salgınına karşı Türkiye'deki duyarlılığa ve ciddiyete sahip değil. ABD'de hala iç hat uçuşları devam ediyor maske,dezenfektan ve test kiti sıkıntısına rağmen ABD genelinde sokağa çıkma yasağı uygulanmıyor. NYC dahil bir çok eyalette sosyal mesafe kuralına riayet edilmiyor. Geçenlerde Lasvegas belediye başkanı salgın sebebiyle günde en fazla 40 50 insan ölecek diye karantinanın gereksiz olduğunu ve kaldırılması gerektiği yönünde açıklama yaptı. Dünyanın en yüksek cari açığı ve dış borcuna sahip, ekonomisi Çin'e ve ortadoğu petrollerine bağımlı olan ABD'de işsizlik maaşına başvuranların sayısının 20 milyona yaklaşmış durumda. Öyle görülüyor ki gelişmekte olan ülkeler hızlı bir şekilde bu salgını atlatacak ABD ve batı avrupa ise tıpkı 2009 ekonomik krizinde olduğu gibi en fazla tahribata uğrayacaklar.
0
acebi
(27.04.20)
onlarin cok buyuk kismi zaten trump destekcileri, hani su vucuda dezenfektan enjekte etsek virusten kurtuluruz belki arastirilsin diyen adami destekliyorlar yani :) cok da seetmemek lazim, amerikalilarin ortalama zekasi da cok parlak degil ustelik cok cok daha kalabaliklar. comar her yerde comar +1
0
in vino veritas
(27.04.20)
trump'i, ona oy veren comarlari, silahla govde gosterisi yapan redneckleri gorunce umarim isyanlar karsilik bulur ve milyonlarca comar covid'le hayatini kaybeder cok guzel kapak olur. covid giderayak iceride ve disarida ne kadar varsa hepsini silip supursun. insallah dinimiz amin. hic humanist olamiycam bu konuda.
0
buenosdias
(27.04.20)
Amerika garip bir ülke. Özgürlük çok farklı bir kafada orada (sovereign citizen olayi bile çok net açıklıyor).
O sebepten onlara bunu yapamazsin sunu yapamazsin demek çok büyük olay.
Bu arada denildigi gibi bunu yapanlarin çoğu sağcı/cumhuriyetci kişiler. Yoksa ayni sekilde bu kurallara vs uyan hatta daha fazlasini isteyen bir suru insan var.
0
logisticsmanager
(27.04.20)
(4)

kıssadan hisse tarzı kitap tavsiyesi alınır

tabudeviren
yerli olur, yabancı olur, dini olur...örneğin:-----Yılan besleyen adam, çok sevdiği yılanının artık yemek yemediğini gördü. Ne yaparsa yapsın 2 metre boyuna ulaşan yılanı yemek yemiyordu. Duruma bir çare bulmak isteyen adam yılanını veterinere götürdü.Durumu veterinere anlattı ve veteriner ona : " Y
yerli olur, yabancı olur, dini olur...
örneğin:
-----
Yılan besleyen adam, çok sevdiği yılanının artık yemek yemediğini gördü. Ne yaparsa yapsın 2 metre boyuna ulaşan yılanı yemek yemiyordu. Duruma bir çare bulmak isteyen adam yılanını veterinere götürdü.

Durumu veterinere anlattı ve veteriner ona : " Yılan sana sık sık sarılıyor mu, yanında uyuyor mu? " Diye sordu. " Evet " diye yanıtladı . Durumu anlayan veteriner devam etti : " Bakın yılanınız hasta değil. Sizi yemeye hazırlanıyor, bu yüzden sık sık size sarılarak ne kadar büyümesi gerektiğini ölçüyor. Ve yemek yememesinin sebebi de sizin için midesinde yer açmak "

Etrafınızdaki yılanları iyi tanıyın. Bir insan size yakın davranıyorsa bu iyi niyetli olduğunu göstermez. İhanet daima kapıda olabilir...
-----

gibi..
0
tabudeviren
(26.04.20)
sabahattin ali-sırça köşk
0
anarsika
(26.04.20)
Selim Gündüzalp'in kitaplarına bakabilirsiniz.
0
black holes in the sky
(26.04.20)
Kitap değil ama sözlükteki derviş hikayeleri başlığı da bu açıdan başarılıdır
0
hocam fazla egon var mi
(26.04.20)
Satranç
0
kaset
(26.04.20)
(2)

bu sözü söyleyen filozof kim?

lideraydin
yıllar önce duymuştum, sanırım bir filozofun sözüydü. hatırladığım kadarıyla dönemin gençlerini eleştiriyordu. şimdiki gençler çok umursamaz, yeni nesil vurdumduymaz, bunlardan adam olmaz gibisinden.bu mantıkta bir söz söyleyen filozof var mı? varsa ismi nedir? teşekkürler.
yıllar önce duymuştum, sanırım bir filozofun sözüydü. hatırladığım kadarıyla dönemin gençlerini eleştiriyordu. şimdiki gençler çok umursamaz, yeni nesil vurdumduymaz, bunlardan adam olmaz gibisinden.
bu mantıkta bir söz söyleyen filozof var mı? varsa ismi nedir? teşekkürler.
0
lideraydin
(26.04.20)
muhtemelen aristo'yu kast ediyorsunuz. ancak bu minvalde başka filozofların da (sokrates de dahil) sözleri var. şuradan bazılarını görebilirsiniz: proto-knowledge.blogspot.com
0
minaxo
(26.04.20)
Sokrates'e atfedilen bir söz var ama onun da doğruluğu bilinmiyor. quoteinvestigator.com
0
black holes in the sky
(26.04.20)
(10)

İnsanlar niye dizi izliyor?

i ve been mistreated
Ayda yılda bir izleyenleri değil de bir diziyi bitirip öbürüne başlamayı, düzenli olarak izlemeyi bir hayat tarzı haline getirmiş olanları soruyorum. Ekşide dizi başlıklarında dizi tartışanları örneğin. Ben dizileri türk yabancı fark etmez hep birbirine benzer ve klişe buluyorum. dünyadaki insan hay
Ayda yılda bir izleyenleri değil de bir diziyi bitirip öbürüne başlamayı, düzenli olarak izlemeyi bir hayat tarzı haline getirmiş olanları soruyorum. Ekşide dizi başlıklarında dizi tartışanları örneğin.

Ben dizileri türk yabancı fark etmez hep birbirine benzer ve klişe buluyorum. dünyadaki insan hayatının belli gerçekleri hep aynı kaldığı için sanırım döne dolaşa hep aynı şeyi izliyormuşum gibi geliyor. Ondan pek konsantre olup izleyemiyorum.
0
i ve been mistreated
(25.04.20)
kesinlikle yanlış diziyi izliyorsun o zaman.

bir kere türk dizisi asla izlememeye çalış.

sonra sağlam dizilerden bir iki tanesini aç izlemeye çalış.

benim dizi kuralım 3 bölümdür. ilk 3 bölümde sararsa devam edilir. yoksa başkasına geç dizi mi yok?

dizi tavsiyesini buradan alabilirsin mesela.

game of thrones ile başlayabilirsin. daha izleyip de mest olmayan görmedim nedenini bilmiyorum. son sezona kadar keyifle gelirsin.
0
ozdek
(25.04.20)
bence de yanlış şeyleri izliyor olmalısınız.
ki zaten izleyemiyorum diyorsunuz.

insan hayatında belli gerçekler var, ama farklı seçimler yapan, bunlara farklı tepkiler veren insanları izlemek, diyaloglarını dinlemek, bakış açılarını görmek bazen ufuk açıcı olabiliyor.
insanların tartışması da bu yüzden oluyor genelde.

bir diziden hayatın anlamını çıkartmak ya da bunu beklemek saçma, ama "hep aynı şeyler" biraz yüzeysel kalan bir yaklaşım.

sürekli dizi üzerine dizi izlemek zorunda değilsiniz.
arada bir güzel bir şeyler izlemek de yeterince tatmin edici.
0
blatta hiberna
(26.04.20)
Seninle o kadar aynı fikirdeyim ki! Dizi izliyceğime çıkıp bi hava alırım ya da kahvemi alıp kitabımı okurum balkonda güneşte daha keyifli. Dizi/film fark etmez, izledikten sonra başım ağrıyor, gereksiz bi düşünce görüntü kirliliği oluşuyo beynimde. Rahatsız ediyor beni.
0
superfluid
(26.04.20)
Gereksiz bir eylem .
Diziyi hazırlayanlar izleyici kitlesini iyi analiz etmiş ki ekrana yapışıp kalıyorlar.
Genellemeyelim tani ama Dizi alışkanlığı olanlarda çoğu zaman denk geldiğim özellik ise üretmekten ve öğrenmeye çalışmaktan aciz, hazır ve popüler şeylere hemen konan ,detaylı düşünmeyenler oluyor.
0
Erva
(26.04.20)
"dünyadaki insan hayatının belli gerçekleri hep aynı kaldığı için sanırım döne dolaşa hep aynı şeyi izliyormuşum gibi geliyor."

roman okumak da aynı kategoride o zaman?
0
yeteramadenedimherseyi
(26.04.20)
ben de anlamiyorum. Film izlemeleri lazim. Hitchcock'u, Bergman'i tanimayan adamlar Netflixten son cikan diziyi izliyor, o kadar bolum diziye emek harcayacagina film izle cesit cesit. bir gun Akira Kurosawa dan Japon kulturunu tanirsin, baska gun amerikan ic savasi ile alakali bir fikrin olur, sonra Italyan yeni gercekciligi ile savas sonrasi Italyayi ogrenirsin, Notting hille, bridget joneslarla Londra atmosferi yasa, g.kore sinemasina dal falan. Lostcular nasil patladi, sonunu iyi baglayamamislar, hep sovuyordu mesela
0
freedonia
(26.04.20)
eğer mantık aranacaksa her şey saçma zaten. kardeş napak ölene kadar çalışsakta süper rahat bir hayat yaşıyamıyacağımız için dizi izlioz maç izlioz bira içioz işte yapıyoz bişeler.
0
mikahakkinen
(26.04.20)
Çünkü dizilerdeki karakterlere bağlanmayı seviyorum, bir süre sonra arkadaşımmış gibi hissetmeye başlıyorum, işte bunlar hep yalnızlık.
0
sta
(26.04.20)
Adam oturup bi hikayeyi baştan sona izleyemiyor bile, sonra gelip insanlar niye izliyor diye soruyor.
0
noluyo yaa
(26.04.20)
İyi yönetmenlerden örnek verenler olmuş, kimse bunları izlemek, şaşalı bir sinema kültürüne sahip olmak zorunda değil. Hayatın her alanında geçerli bu. Sizin sinemayı çok önemsemeniz ve usta işlerini takip etmeniz ve bu işlerin varlığı, herkesin bunlara aynı hassasiyetle yaklaşmasına sebep değil.

Geçen sene arka arkaya 3 tane çöp sitcom izlemiştim. 3 sezonu geçmiyordu, bölüm sayıları da çok değildi. Sırf evde oturmaktan ve can sıkıntısından izledim. Bu karantina günlerinde bir kere daha deneyimledim, benim için boş zamanımın tamamını yararlı şeylere vermek mümkün değil. Kafam almıyor ve bir yerden sonra odağımı kaybedip verim alamıyorum mesela. Böyle zamanlarda açıp dizi izliyorum bazen. Ne yararı oluyor? Kafam dağılıyor, dinleniyorum, eğleniyorum. Diziler, filmler ve romanlar insanların deneyimleyemedikleri şeyleri en azından izleyip empati kurabilmelerine, o hissi biraz olsun yaşamalarına sebep olur. Bu açığı tamamlamak, gerçek hayattan bir süreliğine uzaklaşmak gibi etkenler var.

Ayrıca herkesin boş vaktini doldurmak için farklı aktiviteleri var, sürekli dizi bitirmek bunlardan biri.
0
black holes in the sky
(26.04.20)
(11)

son zamanlarda kitap alışverişi

barisa
için hangi siteleri kullandınız? Uzun zamandır internet üzerinden alışveriş yapmıyorum da mağdur etmeyecek uygun fiyatlı site öneriniz nelerdir?
için hangi siteleri kullandınız? Uzun zamandır internet üzerinden alışveriş yapmıyorum da mağdur etmeyecek uygun fiyatlı site öneriniz nelerdir?
0
barisa
(25.04.20)
basılı kitap alacağım zaman en son babil.com u kullanmıştım.

gayet iyi ama 3D secure yoktu en son ama güncellenmiş olabilir.. Olmasa da gerçi sanal kartla öderseniz yine güvenli olur diye düşünüyorum.

ilgilenmişlerdi ve hızlıydı. bir de eşantiyon not defterlerini seviyorum.

eskiden idefix kullanıyordum beni kanser etti artık oraya bulaşmıyorum.
0
AlsterWasser
(25.04.20)
kitapyurdu. hem hizmet hem de fiyat açısından en iyisi bence.
0
candide
(25.04.20)
istanbul kitapçısı kullandım. fiyat makul. stokta olup olmadığını görebiliyorsun. direkt adet yazıyor.
0
tabudeviren
(25.04.20)
Kidega
0
fragile lady
(25.04.20)
Amazon,kidega,ilknokta
0
lumos
(25.04.20)
en hızlı amazon. fiyat kontrolü yapıp çekinmeden sipariş verebilirsin. idefix çok çok geç gönderiyor. babil ve istanbulkitapcisi da fiyat için bakılabilir. kitapyurdu da sıkıntılı biraz bu aralar
0
burya
(25.04.20)
Nadirkitap.com

Bu dönemde sahaflara özellikle destek olmaya çalışıyorum. Fiyatları uygun ve şimdiye kadar teslimatla ilgili hiç bir sorun yaşamadım.
0
fotrsapka
(25.04.20)
Hayvanlara yardim..ettigi icin son zamanlarda kitapkoala dan alisveris yaptim. Enpara kampanyasindan dolayi cok uzun bir sure her ay kidega kullandim, herhangi bi aksilik yaşamadım.
Babil i de protesto edip kullanmıyorum. Çok eskiden onu da kullanirdim.
Arada da odakitap kullaniyorum. Orada da herhangi bir sorun yaşamadım.
Kitapyurdu nu da protesto ediyorum. Kullanmiyorum. Ama iş yerinde kullananlar vat kargosal sorunlar yasiyorlar arada.
0
a perfect lie
(25.04.20)
Kitapyurdu +1
0
black holes in the sky
(25.04.20)
Kidega
0
unalub
(25.04.20)
Amazon 2 gunde getirdiler
0
paramolacak
(25.04.20)
(13)

İzlediğiniz ve hatrınızda kalan reklamlar

halen
Geçmişten bugüne sizde iyi ya da kötü yer etmiş ve aklınızda kalabilmiş reklamlar hangileri ? Sağlıklı günler
Geçmişten bugüne sizde iyi ya da kötü yer etmiş ve aklınızda kalabilmiş reklamlar hangileri ?

Sağlıklı günler
0
halen
(22.04.20)
tut şunun ucunu döşeyelim abi

www.youtube.com
0
AlsterWasser
(22.04.20)
akbank reklamı
www.youtube.com

nil karaibrahimgilli hazırkart reklamı
www.youtube.com

son dönemlerden, peak
www.youtube.com

cem yılmaz opet reklamı
www.youtube.com

cem yılmaz alaturka reklamı
www.youtube.com

25 yaşındayım, ilk bunlar geldi aklıma.
0
bos dusunce balonu
(22.04.20)
hakem golumuzu yedi Evin ana, gelin, gelin evin ananizin corbasindan icin
bir bilmecem var cocuklar cayda kahvaltida yenir ......
onlarin anlayisi forklii, kulturu forklii
macips her maca gidiyor her macta yeniyor

Cok vardi da bunlar aklima geldi bir cirpida olumlu olarak
7-8 yildir tv izlemiyorum, yeni donem yok hic aklimda
0
speedy
(22.04.20)
On yüz bin milyon baloncuk (ilk hali)
0
kisa
(22.04.20)
cola turka reklamı www.youtube.com

cem yılmaz telsim reklamı www.youtube.com

kemal sunal ekolay reklamı www.youtube.com
0
cekcekli
(22.04.20)
sheer driving pleasure www.youtube.com bu reklami cok basarili bulmustum zamaninda
0
exlibris
(22.04.20)
babam böyle pasta yapmayı nereden öğrendi?
0
black holes in the sky
(22.04.20)
alo garanti
www.youtube.com

cep bank
www.youtube.com

cola turka
www.youtube.com

nil karaibrahimgil - özgür kız reklamları
0
hayirsiz
(23.04.20)
Fiat palio
youtu.be

(Bisikletli efsane reklam:))
0
kraltaci
(23.04.20)
Anadolu Sigorta-Street Fighter reklamı

www.youtube.com
0
nundu
(23.04.20)
aganiginaganigi

:)
0
bugisme
(23.04.20)
kemal sunal'lı e-kolay reklamları.
0
nothing in my way
(23.04.20)
Macar dansı eşliğinde, arabadan robota dönüşen (ya da tersi) Citroen reklamı.
0
pro9it9is9
(23.04.20)
(4)

Roman okurken neleri not aliyorsunuz?

ahm1
Okudugum tarih, bilim kitaplarindaki onemli bilgileri az cok not ettim. Son zamanlarda kitaplarin altini cizmeye de basladim ama romanlari hic not etmedim. Biri bana okudugum bir romani sorsa unutmus oluyorum, pek bir sey diyemiyorum. E o zaman o romani okumamin ne anlami kaldi, yani eger bana katmi
Okudugum tarih, bilim kitaplarindaki onemli bilgileri az cok not ettim. Son zamanlarda kitaplarin altini cizmeye de basladim ama romanlari hic not etmedim. Biri bana okudugum bir romani sorsa unutmus oluyorum, pek bir sey diyemiyorum. E o zaman o romani okumamin ne anlami kaldi, yani eger bana katmis oldugu seyi ben hatirlamiyorsam en nihayetinde bana bir sey katmamis oluyor, oyle mal gibi okuyup bitirmis oluyorum.

E insan da unutmak ile malul olduguna gore bence okumus oldugumuz kitaplarla ilgili not almak son derece onemli ama iste simdiye kadar almamanin pismanligini yasiyorum.

Not almaya baslayacakken sorayim dedim. Neleri not aliyorsunuz, not almaya nasil karar veriyorsunuz?
0
ahm1
(21.04.20)
ben genelde sevdiğim bölümlerin üzerini çiziyorum keçeli kalemle. Arada okuyorum tekrar o kısımları. Bir de bilmediğim kelimeler varsa ya da sadece kelime demeyeyim belki bilmediğim şarkı bilmediğim bir isim bilmediğim herhangi bir şey çıkarsa yine üzerini çizip kitap bittikten sonra internet üzerinden araştırma yapıyorum.
0
iyi olmayan gececi
(22.04.20)
Kitap üzerinde çalışacaksam romanlarda titizlikle not alıyorum. Ama onun dışında okuduğum her kitapta metinlerarası ilişkileri, göndermeleri bir daha gözümden kaçmasın ya da gönderme yapılan yere bakma amacıyla not alırım.

Ben genelde kitabın üstüne not alırım ya da küçük not defterlerine sadece o kitaba ilişkin notlar tutarım. Üzerinde ciddi çalışacaksam, önemli olayları sayfa sayfa not ederim ama bu çok kısa anahtar kelimeler halinde. Atıyorum, 39. sayfada Ahmet'e araba çarpıyor, gibi. Roman bittikten sonra daha büyük bir kağıda ya da Word dosyasına şema oluştururum, daireler halinde olayları veya karakterleri yazıp bağlantıları kurarım. Ama bunu sadece üzerinde çalışacağım romanlara yapıyorum.

Bence romanları unutmayı bu kadar dert etmeyin. Çünkü unuttuğunuz şeyler çok önemli değil. Ben de okuduğum çoğu kitabın karakterini aklımda tutamıyorum, bana mühim gelmiyor. Kitaptan ne anladığım çok daha önemli. 1984 kitabı için konuşayım, adını hatırladığım tek karakter Winston. Ama "Kestane ağacının altında sen beni sattın ben de seni." cümlesi ve kitaptaki daha birçok cümle aklımdan çıkmıyor. Kitabın neyi kast ettiğini de anlıyorum. Kitaptaki rejimin dayattığı belli başlı şeyler, kitapta insanların yapamadıkları ve neyi sınırlı olarak yapabildikleri gibi şeyler aklımda, bunlar bana yetiyor. Orwell'in neyi hedef aldığını da sezebiliyorum. Roman okumakla alakalı temel şey şu bence. Çoğu roman bir düşünceyi açıklamak için yazılmıyor mu zaten? Bizim edebiyat tarihimizde de romanın ağırlıklı yönü budur. Tanpınar'ın bence en iyi romanına bakalım, Huzur'da bile önemli diyebileceğimiz 2-3 olay vardır, başka da yoktur mesela. Biraz romanı şiirinde anlatmadığını anlatmak için kullanmıştır Tanpınar, onun da örneği. Neyse konudan çok uzaklaştım ama bence dert etmeyin romandaki olayları ya da karakterleri unutmayı. Asıl önemli olan o değil.
0
black holes in the sky
(22.04.20)
ben etkilendigim bir sozu ya da betimlemeyi not alirim. altini cizmeden kitap okuyamayangillerdenim :)
0
nefertarii
(22.04.20)
şu tespitin sıkıntılı:
"yani eger bana katmis oldugu seyi ben hatirlamiyorsam en nihayetinde bana bir sey katmamis oluyor"

1) edebiyat bir sanattır ve sanatın sana bir şey katmak gibi bir ülküsü yok. insanlar okumaktan hoşlandıkları için roman okur, bir şey öğrenmek için değil. ama edebiyat bir insana çok şey katabilir, öğretebilir (amacı bu olmasa bile).

2) romana dair bir şey hatırlamasan bile, roman sana çok şey katmış olabilir. edebiyat seni farklı şeyler düşünmeye, hissetmeye sevk eder. sana bir gerçekliğe dair yeni bir bakış açısı sunar. bunları yaşadığın, okuduğun an sana bir şey katmış olur. bunları bazen hatırlarsın, bazen de hatırlamazsın. edebiyat sana "kullanabileceğin" bir bilgi vermez. Kullanabileceğin bilgiler için bilimsel kitaplar ya da gazete okursun.

3) suç ve ceza'nın özetini kafanda tutmak, suç ve ceza'yı anladığını göstermez. bu yüzden alınacak notlar, keçeli kalemler falan boştur. romanın sana vereceği ya da senin ondan alacağın şey senin donanımın ve hayat tecrübenle ilgilidir.

Sorunun cevabı: romanlarda nadiren çok beğendiğim bazı lafları ya da pasajları deftere yazardım eskiden. yıllardır yapmıyorum bunu.
0
ebabil curnatasi
(22.04.20)
(3)

karantinada nasıl zaman geçiriyorsunuz?

antikadimag
westworld'e sardım. onu izliyorum.trtspor'da ve fifa'nın youtube kanalında eski maçlar oluyor. oturuyor 2 saat onları izliyorum.felsefe tarihi okuyorum. araştırıyorum. youtube'dan dersler izliyorum.siz nasıl zaman geçiriyorsunuz?
westworld'e sardım. onu izliyorum.
trtspor'da ve fifa'nın youtube kanalında eski maçlar oluyor. oturuyor 2 saat onları izliyorum.
felsefe tarihi okuyorum. araştırıyorum. youtube'dan dersler izliyorum.

siz nasıl zaman geçiriyorsunuz?
0
antikadimag
(21.04.20)
mubi'yi kullanmaya başladım ,oradan film izliyorum. arada netflix'e bakıyorum. cosmos ve westworld'ü takip ediyorum. kitap okuyorum. online eğitimle ilgileniyorum. spor yapıyorum. bunlarla günüm doluyor zaten.
0
sadakatsiz
(21.04.20)
Kitap okuyup film izlemekten gına geldi artık.

6k civarlarında bilgisayar bakıyorum fakat herkes salgın nedeniyle fiyatların olması gerekenden pahalı olduğunu düşünüyor, kazık yemek istemiyorum yoksa bilgisayara saracaktım zaten.
0
black holes in the sky
(21.04.20)
home office çalışıyorum. görüntülü toplantı yapmaktan kusma noktasına geldim, kulaklık kulağıma yapıştı. bir yandan yüksek lisans derslerine giriyorum o da online.. keşke bol bol nefliks izlicek zamanım olsaydı bok gibi karantina :(
0
barisa
(21.04.20)
(5)

instagram'da neden bazı uygulamalar bana kapalı?

durme
örneğin millet başkasının ya da kendinin postunu hikayelerde paylaşabiliyor. şimdi hikayelere müzik ekleme olayı geldi, onu da yapamıyorum.bi ara spotify'da dinlediklerimi paylaşabiliyordum, şimdi onu da kaldırmışlar benden. derdini seveyim demekte haklısınız ama şu fasiliteleri ben de kullanabilsem
örneğin millet başkasının ya da kendinin postunu hikayelerde paylaşabiliyor. şimdi hikayelere müzik ekleme olayı geldi, onu da yapamıyorum.

bi ara spotify'da dinlediklerimi paylaşabiliyordum, şimdi onu da kaldırmışlar benden.

derdini seveyim demekte haklısınız ama şu fasiliteleri ben de kullanabilsem fena olma mı? var mıdır bi yolu?
0
durme
(21.04.20)
uygulama güncel mi?
0
scudman1
(21.04.20)
güncel.
0
🌸durme
(21.04.20)
normalde dalga dalga yayinliyorlar updateleri.

önceden olan ama simdi olmayan bir sey ilginc geldi bana. ülke ya da telefon degistirdiniz mi? ülke degistirdiyseniz varolan özellikler ülkesel olarak degisebiliyor, telefonda da oluyor.
0
duygusuzromantik
(21.04.20)
Ben birkaç ay öncesine kadar çıkalı beş altı sene olmuş bir telefon kullanıyordum, hareketlerin kısmı bile yoktu Instagram'da. Android güncellemelerini yapmamıştım. Belki bağlantılı olabilir.
0
black holes in the sky
(21.04.20)
ülke ve telefon değiştirmedim. telefonum 3 buçuk senelik, belki onunla alakası olabilir. bu arada andorid de güncelmiş.
0
🌸durme
(21.04.20)
(1)

Yakın dönemde ülkemizde eğitim nasıl olacak, işleyecek?

adivar
Gerek üniversitelerde gerek lise ve ortaokullarda durum ne olacak sizce? Toplumun en uzun süre aynı mekanda bulunduğu yerler derslikler gibi geliyor. Bu kadar genç nüfus varken süreç düşündürücü. Diyelim ki 1 haziran'da okullar bir buçuk aylığına açıldı. Telafi eğitimleri yapılacak. Sonra sınavlar v
Gerek üniversitelerde gerek lise ve ortaokullarda durum ne olacak sizce? Toplumun en uzun süre aynı mekanda bulunduğu yerler derslikler gibi geliyor. Bu kadar genç nüfus varken süreç düşündürücü.

Diyelim ki 1 haziran'da okullar bir buçuk aylığına açıldı. Telafi eğitimleri yapılacak. Sonra sınavlar vs. kapanış.

1-O tarihlerde yaklaşık günlük vaka sayımız iki haneli rakamlara düşmüş olur mu?
2-Varsayalım ki vaka sayılarımız düştü yeni dalga olmaması için okullarda eğitim nasıl, ne şekilde yapılmalı?
3-Bu süreçte devam zorunluluğu olmalı mı, olmamalıysa sınavlar nasıl yapılmalı?
4-Ülkemizin birçok okulunnda 40-50 kişilik sınıflarda eğitim yapılıyor. Bu eğitim anlayışı nasıl sürdürülmeli? Gerekli okul/derslik açığı nasıl kapatılabilir?
5-60 yaşın üzerinde çalışan, kronik rahatsızlığı olan birçok öğretmen, öğretim görevlisi var. Pandemi devam ederken okullar açıldığında bu öğretmenlerin durumu ne olmalı? (Lütfen ölsünler filan yazmayın!)
6-Ders süreleri ile ilgili düzenleme yapılmalı mı?
7-Milli Eğitim Bakanlığı, YÖK sizce ne gibi önlemlerle eğitimi tekrar başlatacak?
0
adivar
(21.04.20)
Sınıf mevcutları mümkün değil azaltılamaz. Hatta okullarda sınıf olarak kullanılmayan başka etkinlikler için kullanılan odaları bile sınıfa dönüştürüyorlar. Sebebi de nitelikli okul muhabbeti. Her okulu nitelikli okul statüsüne getiremedikleri için olanın mevcudunu böylece arttırıyorlar.

Deprem yönetmeliğine uymayan binaları boşalttılar. Sadece Bursa'da bir binada 2 okul grubunun eğitim gördüğü o kadar çok okul var ki. O yönde hiçbir şey yapamazlar.

Milli Eğitim liseye hazırlık sınavının tarihini hala değiştirmedi. Üniversite sınavını bir ay ertelediler ama bu benim için acaba 12. sınıflara bir aylık kurs gibi eğitim verecekler mi düşüncesini uyandırdı. Ama bu sadece bir tahmin. Zaten salgın daha kötüleşirse liseye giriş sınavı da ertelenir.

Okullarda bu kadar yoğunluğun olduğunu düşünürsek maalesef alınan önlemler hiçbir işe yaramaz. 2020 yılında hala 40 kişilik sınıflar var. Bir okulun hasta olması bir öğrenciye bakar maalesef. Çok riskli bir süreç. Aşının bulunması şu anlık ihtimal dahilinde bile değil. Bilmiyorum nasıl yönetilecek bu süreç.

Yine de bu durumdan en az kayba uğrayan öğrencilerin sınav öğrencileri olduğunu düşünüyorum. Zaten sorumlu olunan konuların hepsi işlendi. Mayıstan sonra okula gelen son sınıf öğrencisi yok gibi bir şeydi zaten. Okulda bildiği konuyu dinlemektense evde yapamadığı konuyu yapmaya odaklanıyor öğrenciler doğal olarak.
0
black holes in the sky
(21.04.20)
(2)

karantinada ailenizle nasıl vakit geçiriyorsunuz?

yazar yazmaz yazan yazar
biz kızma birader, tabu vs oynuyorduk sıkmaya başladı. netflix'den ailecek izlenebilecek 3-5 filmi izledik. annem odasında, babam salonda, kardeşim kendi odasında (20 saat oyun oynuyor) herkes ayrı ayrı takılıyor kaç gündür. herkes keyifsiz ve gergin (tüm insanlar gibi) siz neler yapıyorsunuz aileni
biz kızma birader, tabu vs oynuyorduk sıkmaya başladı. netflix'den ailecek izlenebilecek 3-5 filmi izledik. annem odasında, babam salonda, kardeşim kendi odasında (20 saat oyun oynuyor) herkes ayrı ayrı takılıyor kaç gündür. herkes keyifsiz ve gergin (tüm insanlar gibi) siz neler yapıyorsunuz ailenizle moralleri yüksek tutmak, birlikteliği sağlamak için?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(21.04.20)
Akşam yarım saat çay içiyoruz o kadar.
0
black holes in the sky
(21.04.20)
Ev arkadaşımı olabildiğince az görmeye çalışıyorum, odamdayım, oyuna sardım
0
mg3929
(21.04.20)
(10)

sizi en komaya sokabilen şarkı hangisi?

Techsavvy
merhaba,bir düşünün.... en gelmişi ve geçmişi beyninizde flaş misali aydınlatan şarkı hangisi?teşekkür.benim icin: düş sokağı sakinleri-kan revan içindeyim.
merhaba,

bir düşünün.... en gelmişi ve geçmişi beyninizde flaş misali aydınlatan şarkı hangisi?


teşekkür.


benim icin: düş sokağı sakinleri-kan revan içindeyim.
0
Techsavvy
(20.04.20)
feuer und wasser, rammstein. ne zaman "dur lan bayagidir dinlemedim, aciyim de dinliyim ozledim" desem mal mal duvara bakmaya basliyorum, 13 yas ve sonrasi film seridi gibi geciyor. 25 yasindayim zati.
0
der meister
(20.04.20)
valla Maiden'ın 88 seventh son albümü baştan sona.. o kaset..

ordan hangi tını gelse bir zaman yolculuğu yaptırıyor..

the evil that men do diyeceğim.

www.youtube.com


...Living on a razor's edge, balancing on a ledge...
0
AlsterWasser
(20.04.20)
Yalnızlık ömür boyu
İlave: ahmet kaya - nereden bileceksiniz
0
pati
(20.04.20)
şu kısa filmle beraber kombo yapıp öyle komaya sokuyor.
www.youtube.com
cinematic orchestra-to build a home
0
Bruce
(20.04.20)
Valla bu soruya başka zaman başka bir yanıt da verebilirim. Değişiyor yani. Ama bu aralar:
Muse- Unintended
youtu.be
0
Amaranta ursula
(20.04.20)
Ahmet Kaya ayrılığın hediyesi.
0
deer hunter
(20.04.20)
Bir süredir Nilüfer - (git:youtu.be Çarem Benim).
0
faith no more
(20.04.20)
Bir ara Pink Floyd - Hey You. Gitar solosu felakettir.
0
black holes in the sky
(20.04.20)
Fikret Kızılok - Gönül
0
libby
(20.04.20)
soruyu görünce ilk aklıma gelen illuminate my heart my darling oldu.

www.youtube.com

ama cevaplarda fikret kızılok'u görünce onun da öyle çok şarkısı var aslında. serserinim ilk aklıma gelen oldu ordan da mesela. ana göre değişebilir.
0
tepedeki psychedelic adam
(20.04.20)
(6)

gerçekten ihtiyacı olanla numara yapanı nasıl ayıracağız?

Techsavvy
Malum ramazan geliyor. Hayır ayı. Hayır yapmak istediğimizde gerçekten ihtiyacı olanla çerçöpü nasıl ayıracağız? Donanımhaber ölücüsü dolmuş ülke zira..Fikirler?
Malum ramazan geliyor. Hayır ayı. Hayır yapmak istediğimizde gerçekten ihtiyacı olanla çerçöpü nasıl ayıracağız? Donanımhaber ölücüsü dolmuş ülke zira..

Fikirler?
0
Techsavvy
(20.04.20)
Mahallede oturan insanlar bence daha kolay tespit edilebilir. Komşuluk ilişkilerinin mahallelerde hala yaşadığını düşünürsek mahalleli gerçekten kimin neye ihtiyacı olduğunu bilebilir.
0
black holes in the sky
(20.04.20)
Bizim burada muhtar cok yardimci oluyor.bizden fazla ugrasiyor kadin.
0
duptıs
(20.04.20)
internet üzerinden çok takılma.
bu gibi konularda mahallelide ve komşularda var ne varsa.
muhtarlık, mahalle camisi ve komşular (özellikle yaşlı olanlar) daha iyi bilirler. ayıptır söylemesi ben sadakamı hep bu şekilde veriyorum. özellikle dul çocuklu ve çalışmayan kadınlar.
0
etna
(20.04.20)
Aynı soru benimde aklıma geldi geçen sene, geçen sene Darüşşafakaya bağış yapmıştım bu sene de aynısını yapacagım.
0
paramolacak
(20.04.20)
gerçekten ihtiyacı olan bir kişi yardım alıyorsa ihtiyacı olmayan 15 kişi yardım alıyor. bu oranı böyle bilin. yardım alanların çoğu ekonominin çok iyi olduğunu düşünüyor mesela, ama aynı kişiler bir yardım söz konusu olduğunda koşup kendi adını yazdırıyor hemen. evde 4 çalışan var, oy kullanmaya memleketlerine gidiyorlar zira muhtarlık seçimi daha önemli, haliyle evde kadın tek yaşıyor görünüyor yardım alıyor. diyanet camiye giden cemaat dışında kimseye vermiyor. belediye, devlet, büyükşehir belediyeleri yemek dağıtıyor kimse acından ölmez bu devirde ama milletin mevzusu açlık değil zihniyet dilenci. gözünüzün görmediği ve emin olmadığınız kimseye vermeyin. 3 gün sonra gerçekleri öğrenince bu sefer kimseye yardım yapmak istemeyeceksiniz, olan gerçekten yoksun olan insana olacak. apartmanı olan, aynı binada 2 dairesi olan ve sıcak yemek için devlet kurumlarına giderek ağlayan yalvaran insanları gördü bu gözler. yaşına başına bakmayın dilenci zihniyet her yaşta ve her yerde.
0
seyduna6687
(20.04.20)
Şüphelenirsen az ver, süphelenmezsen çok ver.

İnternet üzerinden dilenen çok üçkeağıtcı var maalesef, ben bu durumlarda nakti değil de ayni yardım yapmaya çalışıyorum.

İşyeri ve evimin etrafında bildiğim insanlara da nakit yardım yapıyorum.
0
John Bloor
(21.04.20)
(6)

Ekşisözlük yazarları biraz sazan mı ?

infernalcadre
Şimdi vatandaşın biri -belli ki troll yada kasten yapıyor- bir başlık açıyor.Örnek: https://eksisozluk.com/hic-gitmedigi-salda-golu-icin-uzulen-insan--6482578Yahu buna kimse bişey yazmasa bu başlık üste çıkmaz.Ama ne oluyor, sayfalarca yazıyorlar genelde başlığı yada yazarı eleştirir bir sürü gereks
Şimdi vatandaşın biri -belli ki troll yada kasten yapıyor- bir başlık açıyor.

Örnek: eksisozluk.com

Yahu buna kimse bişey yazmasa bu başlık üste çıkmaz.

Ama ne oluyor, sayfalarca yazıyorlar genelde başlığı yada yazarı eleştirir bir sürü gereksiz şey.

Yazdıkça popüler oluyor, popüler oldukça yazıyorlar.

Neden ?

Ya adam laftan anlasa böyle bir başlık açmaz,belli ki sizi "gıdıklamak" istiyor.

Buna neden düşüyor yazarlar ?
0
infernalcadre
(20.04.20)
sazan değil de salaklar evet.
0
candide
(20.04.20)
bırakın çocuklar oynasın.
0
Techsavvy
(20.04.20)
Başlıktan sonraki entryi girip fav almak.
0
black holes in the sky
(20.04.20)
sazan ki ne sazan. ben artık hangi başlık açılırsa açılsın üslubuna bakıp altına girilecek entry'leri çözdüm kafamda. yıllardır kısır döngüde sözlük içerikleri.
0
ryhmer
(20.04.20)
adam laftan anlasa değil adam troll zaten. bu geri zekalıları böyle sinirlendirmek için aynı şeyi yapmayı ben de düşünüyorum bazen diğer hesabımla. ahaha.
0
bohr atom modeli
(20.04.20)
birçoğu genel olarak şunu kullanıyor.

troll başlıklarına entry girmiyoruz kampanyası

saf, bu bakınızı vererek zaten sen giriyorsun. yazmasan sol framede kaybolup gidecek.
0
blue eyes white dragon
(21.04.20)
(1)

annenin doğum günü için

iste o kavunici balik
merhabalar,malumunuz herkes evde ve şehir değişikliği yapmak da yasak. ailemden ayrı yaşadığım için annemin doğum gününde onu nasıl mutlu edebilirim diye düşünüyordum. hediyesini aldım yolladım. bazı arkadaşlarından ve akrabalarından doğum günü kutlama videosu rica ettim. birleştirip göndereceğim ya
merhabalar,

malumunuz herkes evde ve şehir değişikliği yapmak da yasak. ailemden ayrı yaşadığım için annemin doğum gününde onu nasıl mutlu edebilirim diye düşünüyordum.

hediyesini aldım yolladım. bazı arkadaşlarından ve akrabalarından doğum günü kutlama videosu rica ettim. birleştirip göndereceğim yarın gece. bu videoya başka ne eklenebilir bilemedim. uzaktan onu daha daha dahaa da mutlu etmek için ne yapabilirim sizce?

aşırı üzülüyor birkaç aydır görüşemediğimiz için.
0
iste o kavunici balik
(20.04.20)
Bence yapılabilecek en güzel şeyleri yapmışsınız. Video fikri de çok şeker. Belki beraber yiyemeseniz bile evde pasta, kek bir şey yapıp görüntülü arayarak konuşabilirsiniz.

Sağlıklı, uzun ömürler dilerim.
0
black holes in the sky
(20.04.20)
(3)

Bir TV Yarışmasının İsmi

guguklusaat
Merhabalar, eskiden tv’de bir yarışma görmüştüm. Yanılmıyorsam 3 kişi tek bir soruya cevap veriyordu, daha sonra belli bir para ödülünü aralarında bölüşmeleri gerekiyordu farklı yüzdelerle. Süre azaldıkça para da azalıyodu. Hatırlayan bilen var mıdır adını?
Merhabalar, eskiden tv’de bir yarışma görmüştüm. Yanılmıyorsam 3 kişi tek bir soruya cevap veriyordu, daha sonra belli bir para ödülünü aralarında bölüşmeleri gerekiyordu farklı yüzdelerle. Süre azaldıkça para da azalıyodu. Hatırlayan bilen var mıdır adını?
0
guguklusaat
(19.04.20)
Güven Bana mı? 2 kişi yarışıyordu ama ailelerin yanına taktik almaya gidiyorlardı.
0
black holes in the sky
(19.04.20)
Canlı Para olabilir mi? Aklıma o geldi.
0
pearson
(19.04.20)
canli paraydi galiba
0
in vino veritas
(19.04.20)
(8)

sürekli olumsuz düşünmek/yazmak?

gameofannen
hayata ne gibi etkileri olur? mutsuz edere mi mesela insanı? hep bir negatif düşünce hakim, twitterda, youtubeda orda burda hep olumsuz tarafı görüp yorum yazma. hiç taktir etmeme. şahısta ne gibi etkiler gösterir.
hayata ne gibi etkileri olur? mutsuz edere mi mesela insanı? hep bir negatif düşünce hakim, twitterda, youtubeda orda burda hep olumsuz tarafı görüp yorum yazma. hiç taktir etmeme. şahısta ne gibi etkiler gösterir.
0
gameofannen
(18.04.20)
yazları üşüme titreme, kışın sıcak basması, tek görme, çift sayma, iş makinası kullanamama, saç diplerinde kaşıntı, deride pul pul dökülme en bilinen olumsuz etkileridir.
0
h264
(18.04.20)
şöyle diyeyim sana: ben sürekli o bardağın boş tarafına bakarım ve kendimi hazırlamaya çalışırım. eleştirel bakarım, olumsuzluklara odaklanırım. bu benim yaşam biçimimdir. ancak kolay değil, yıpratıcı ve toksiktir. bir süre sonra insanların senin toksik etkilerinden kaçınmak için senden uzaklaştığını göreceksin. herkesin terk ettiği biri haline geleceksin.
tek başına yapabilirim diyorsan, aynen devam. bir de bu bir kişilik özelliği mi yoksa maksatlı mı yapılıyora bakmak lazım. ve aklıma geldi, ufak tefek rahatsızlıklar da yapacaktır bu sende. hasta olacaksın yani. mide rahatsızlıklarından tut, psişik problemlere varıncaya kadar.
0
fempusay
(18.04.20)
Negatife cok yuklenince denge bozuluyor, hem fiziksel hem ruhsal. Pozitif-negatif arasinda salinmak iyi.
0
logic
(19.04.20)
@fempusay zaten midem ağrımaya başladı son kaç haftadır. bardağın boş tarafıını görmek benim de özelliklerim arasında. hatta hep en kötüye hazırlarım kendimi. ama bu farklı en basit şeyler de bile bir olumsuzluk çıkarıyorum. insanları taktir edebilmem için kafamdaki şekliyle işi başarmış olmaları gerekiyor sanki.. sadece gerçek haytta değil dediğim gibi sanal ortamda da eleştirel bakış açım oluşuyor hep. ekşi sözlük çok mu etkiliyor acaba?
0
🌸gameofannen
(19.04.20)
olumsuz ve kotu dusunmek en az sigara kadar zarar verir. hatta daha fazla.

bir tur bagimlilik. kurtulmaya bakin. hobi falan edinin, sarki soyleyin, bitki yetistirin, bol bol gulun. dunya varoldugundan beri siyasilerin vaadettikleri ve kafalardaki istenilen seviyeye bir turlu gelmedi, gelmeyecek. yalan dolan.

biraz kendinizi onemseyin lutfen.
0
Leonardo~Da~Vinci
(19.04.20)
e,eder tabi. yalnızca kendisini değil, şahsın çevresindekileri de mutsuz eder.pek muhabbet etmek istemez kimse bu tiplerle.
0
pangea
(19.04.20)
Kendim bu hataya zaman zaman düştüm fakat böyle davranan bir insanı dört beş yıl boyunca gözlemleme şansım oldu.

Sonuç, aslında kafa biri, güzelce arkadaş edinebileceği yerde sürekli etrafını aşağılamasından dolayı kimse onu dinlemek istemedi. Benim gözüme çarpan şey bu kadar şikayete rağmen kendisinin bu konuda hiçbir şey yapmamasıydı. E yani bu kadar şikayetçisin hadi düzeltmek için bir şey yap, yok. Kılını kıpırdatmaz. Maalesef herkesin dalga geçerek andığı bir insan oldu çünkü kendisi bu memnuniyetsizliğini sürekli etrafını ezip espri yaptığını düşünerek sürekli belli etme ihtiyacı duyuyordu.

Yalnız kalırsınız, insanların sizi seveceği varsa da sevmez insanlar. Başka yerlere gidince her şeyin daha farklı olacağını düşünürsünüz ama siz aynı kişi olduğunuz için bir işe yaramaz.
0
black holes in the sky
(19.04.20)
@gameofannen yok bir nedene hele de bu güncel olana bağlamayi sağlıklı bulmam. Mutlaka eskiden getirdiğin bir istidad bu. İnsanı yaşadıkları biçimlendiriyor. Bu nedenle geçmişte ne zaman ne yaşadığın çok en önemli. Belli bir ev yasi ikmal ettiysen de daha da atamazsın bunu. Belki kontrol edebilirsin. Bırak varoluşçuluk okuma lari yaparsan yalnız olmadığını göreceksin. Sadece bunu n seni ele geçirmesine izin verme, yönetmeye çalış diyebilirim.
0
fempusay
(19.04.20)
(6)

Bıktıran, kitap tavsiyesi isteme duyurusu :)

m e b
Biliyorum, belki de çok bıktırıyor bu sorular. Bir sürü de örneği var ama benim sorum biraz daha dar anlamda olabilir.Okuyacağım kitaplar İhsan Oktay Anar gibi olsun; felsefik soruları ya da ciddi konuları ele alsın, bir konuda farklı bir bakış açısı sunsun. "Puslu Kıtalar Atlası" (ya da diğer kitap
Biliyorum, belki de çok bıktırıyor bu sorular. Bir sürü de örneği var ama benim sorum biraz daha dar anlamda olabilir.

Okuyacağım kitaplar İhsan Oktay Anar gibi olsun; felsefik soruları ya da ciddi konuları ele alsın, bir konuda farklı bir bakış açısı sunsun. "Puslu Kıtalar Atlası" (ya da diğer kitapları), Filibeli Ahmed Hilmi'den "Amak-ı Hayal", Orhan Pamuk'tan "Beyaz Kale" (dilini hiç iyi bulmadım ama ele aldığı konu açısından bilgi olsun diye örnek olarak veriyorum).

Türk edebiyatından bu yönde tavsiye verebileceğiniz eserler var mıdır?
0
m e b
(18.04.20)
20. yüzyılda düşünür dediğimiz kimselerin yazdıkları romanlara bakabilirsiniz, bknz. Jean Paul Sartre'ın Bulantı kitabı, Albert Camus'nun Yabancı, Düşüş, Veba kitapları.

Milan Kundera, Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği
Dostoyevski'nin kitapları yine zevk verebilir.
Solaris romanına bakabilirsiniz, Tarkovski filme çekti daha sonra.
Distopya romanları bu konuda yardımcı olabilir ama art arda hepsini okumak sıkıyor bir müddet sonra bence.

Pamuk sevdiyseniz Benim Adım Kırmızı'ya bakabilirsiniz.

İhsan Oktay Anar'ın okumadıysanız muhakkak Amat romanını tavsiye ederim. Ama üslup ve konu seçimi bakımından Anar gibisi bulunmaz, beklentinizi yüksek tutmayın, tavsiye ettiklerim arasında da onun benzeri yok zaten, sanırım hiçbir yerde benzeri yok.
0
black holes in the sky
(18.04.20)
@black holes in the sky: Teşekkür ederim; Albert Camus kitaplarını, İhsan Oktay Anar'ın tüm kitaplarını, Dostoyevski'nin de en kült eserlerini okudum. Önceliğim Türk edebiyatı idi.
0
🌸m e b
(18.04.20)
Faruk dumana bakın bir. İncir tarihi'ydi sanırım. istediğiniz tarza yakın olabilir.
0
fosforlu cevriye
(18.04.20)
Ali Teoman - Konstantiniyye Üçlemesi’ne bakın derim. Üçlemenin ilk kitabının adı: Uykuda Çocuk Ölümleri.
0
microfiction
(19.04.20)
göçmüş kediler bahçesi - bilge karasu
yabancılardan da, gülün adı -umberto eco
0
pangea
(19.04.20)
Türkcede felsefi bir roman istiyorsanız Alper Canıgüz'ün Tatlı rüyalar adli kitabi diger kitaplarina gore daha zevkli ve doludur

Ayrica Şupe Gürbüzün tum kitaplarını şiddetle tavsiye ederim . iyi okumalar ve sağlıklı günler...
0
anarkokombi
(19.04.20)
(4)

konuşan kişinin kendisini dinletme kriterleri?

pilavmaker
insanları dinlerken ya da bir video izlerken konuşan kişi hızlı konuşuyorsa onu dinlerken dikkatimin arttığını hissediyorum. sizin için böyle kriterler var mı?
insanları dinlerken ya da bir video izlerken konuşan kişi hızlı konuşuyorsa onu dinlerken dikkatimin arttığını hissediyorum. sizin için böyle kriterler var mı?
0
pilavmaker
(18.04.20)
ben tonlamalara ve vurgulara dikkat ediyorum.
0
halitkin
(18.04.20)
tonlama ve vurguda neye dikkat ediyorsun peki?
0
🌸pilavmaker
(18.04.20)
Konuşurken kompozisyonun düzgün olması. Hazır bir metni oluyor gibi konuşmaya hakim olabilmek.

Türkçeyi düzgün kullanması. Kelimeleri yuvarlamaması. Vurguları doğru yerde yapabilmesi. İlla spiker gibi konuşmasına gerek yok bunun için. Vurguyu kelimede nerede cümlede nerede yapacağına dikkat etmesi.

Göz teması kurması ve konuşurken kendinden emin olması.

Bunları yapan bir insan ne anlatsa çok güzel, doğru, mantıklı bir şey anlatıyormuş gibi görünür.
0
black holes in the sky
(18.04.20)
hızlı konuşması dikkatimi arttırıyor aynen dediğin gibi. yavaş konuşan birini dinleyince baygınlık geçiriyorum.

bi kez söylediği şeyi sürekli tekrar etmemesi, etse bile farklı kelimelerle farklı şekilde anlatması lazım yukarıda yazılanlara ek olarak.
0
yeteramadenedimherseyi
(18.04.20)
(8)

Internetten sipariş verdiğiniz kitaplar gecikiyor mu?

m e b
Son dönemde internetten kitap siparişi verdiyseniz süreç hakkında bilgi verir misiniz? Her zamanki sürede mi geldi yoksa birkaç gün gecikme oldu mu? Tedarik ve kargo süreci olarak soruyorum.Birkaç kitap almayı düşünüyorum internetten. Gecikme yaşar mıyım?
Son dönemde internetten kitap siparişi verdiyseniz süreç hakkında bilgi verir misiniz? Her zamanki sürede mi geldi yoksa birkaç gün gecikme oldu mu? Tedarik ve kargo süreci olarak soruyorum.

Birkaç kitap almayı düşünüyorum internetten. Gecikme yaşar mıyım?
0
m e b
(17.04.20)
Kitapyurdun'dan almıştım bir hafta on gün arası sürdü gelmesi.
0
danbrownie
(17.04.20)
amazon'dan aldım 3 günde geldi.
0
einsteinin kedisi
(17.04.20)
kidega'dan aldım 5-6 günde geldi.
hep kidega kullanıyorum, kitapların stok durumuna göre değişiyor gelme süresi. daha kısa zamanda geldiği de oldu daha uzun sürdüğü de...
0
asisamus
(17.04.20)
Kitapyurdu'ndan Ertesi Gün Teslimat seçeneğiyle aldım. Siparişleri sınırlandırmışlar bu yüzden gece on ikiden sonra sipariş verebildim. Kitaplar tedarik sürelerinden önce tedarik edildi ve kargoya verildi mesajından sonraki gün geldi. Her zamanki gibiydi bir sıkıntı yaşamadım.
0
black holes in the sky
(17.04.20)
amazon ve dr o kadar hızlı ki ertesi gün geldiği oldu bazı siparişlerimin.
0
bohr atom modeli
(18.04.20)
Gecikmiyor , hiç gelmiyor, 15 gün ıdefıxte kitap hazırlanmasını bekledim sonra sıparısı ıptal ettım
0
paramolacak
(18.04.20)
Özellikle şu günlerde Amazon’dan (satıcısı Amazon olanı) bulursam alıyorum. Erken getirdiği oldu geç kaldığı olmadı. İstanbul’da Kolay Gelsin’le çalışıyor. Normal kargolara vermesi gereken yerler varsa durum ne olur bilmiyorum.
0
lazor
(18.04.20)
Dün akşam amazondan sip verdim bugün dağıtıma çıkmış, bu kadar hızlı beklemiyordum (kolay gelsinle çalışıyor).
2 hafta önce kitapyurdundan sip vermiştim 5 gün sonra falan geldi.
0
aynenbencede
(18.04.20)
(17)

kilo aldınız mı ?

problem34
Nasıl formunuz ?
Nasıl formunuz ?
0
problem34
(17.04.20)
stresten, üzüntüden kilo verdim.
0
pearson
(17.04.20)
Almadım
0
aquarium
(17.04.20)
Verdim bile :/
0
black holes in the sky
(17.04.20)
evde daha çok yiyorum ama almadım. spor yapıyorum sürekli vakit bol olduğundan.
0
spirit crusher
(17.04.20)
aynı kilomdayim.
0
lata
(17.04.20)
3 hafta homeofficede 3 kilo almışım
0
bbb_1
(17.04.20)
3 kilo aldım, haftada bikaç gün evde egzersiz yapıyorum 1’er saat ama yetmiyor demek ki...
Görenler daha sağlıklı ve dinç göründüğümü söylüyor. Yine de kilo almak istemiyorum:(
0
megalomaniac
(17.04.20)
34. günüm 3 kilo almışım, daha bi o kadar da alırım 1 aya
0
paramolacak
(17.04.20)
bir ayi gecti, 2.5 kilo almisim. leslie diye bir sey varmis onu yapiyoruz ara sira hanimla
0
fakyoras
(17.04.20)
almadım, beslenmeme daha fazla dikkat etmeye başladım. vermiş bile olabilirim.
0
pgup
(17.04.20)
2 kilo aldim fakat kasitli olarak. Birkac kilo daha alacagim.

Normal sartlarda evde takilmam kilomu arttirmiyor. Hatta ne yiyecez napicaz diye ogun gecirerek kilo kaybettim oluyor.
0
stavro
(17.04.20)
almadım fakat kaslarımın zayıfladığını düşünüyorum. geçen gün eve su çıkarırken normalden çok fazla yordu.
0
belkider
(17.04.20)
Eşimle ikimiz de almışız, ne kadar bilmiyoruz tabi ama bariz belli aldığımız. Bu hafta işe gelince biraz kendime geldim hareketlendim iyi oldu. Bir de dizimde ağrı hissettim hareketlenince. Hareket ve spor şart!
0
va
(17.04.20)
6 gün idman, almam mümkün deil.
0
Deathrow
(17.04.20)
dışarıda ağzım boş durmaz, sürekli abur cubur gömerim.

eskiye nazaran kuş kadar yiyorum şu anda o nedenle. kilo almayı bırak, verdim bile.
0
avianthem
(17.04.20)
8 kilo verdim 2 haftada. Hem sıkıntıdan hem az yememden hem de yurumemden. Hiç bir şey yolunda gitmiyor bari zayıflayım dedim. Daha da veririm.
0
lion de la Turquie
(17.04.20)
almadım, verdim. çalışmayınca kendime daha iyi bakabildiğimden sporumu yapıp düzgün beslenebiliyorum.
0
sadakatsiz
(17.04.20)
(5)

eksisozluk hesabı

for lack of a better name
8 yıl once actıgım ve varlıgını bile unuttugum bi hesap vardı 10 entry girip bırakmışım az önce aratıp farkettim yazar olmuş o hesap. şifre vs hatırlamıyorum ve muhtemelen acmak için kullandıgım e-mail adresini sonsuzluga ugurladım. nasıl erişirim o hesaba?
8 yıl once actıgım ve varlıgını bile unuttugum bi hesap vardı 10 entry girip bırakmışım az önce aratıp farkettim yazar olmuş o hesap. şifre vs hatırlamıyorum ve muhtemelen acmak için kullandıgım e-mail adresini sonsuzluga ugurladım. nasıl erişirim o hesaba?
0
for lack of a better name
(16.04.20)
Kayıt olurken kullandığın hesaba erişim yoksa hesabı alamazsın.
0
angelus
(16.04.20)
o mail hesabını sildim. erişimim yok. oyle duracak mı yani o hesap orada?
0
🌸for lack of a better name
(16.04.20)
Durur evet.
0
angelus
(16.04.20)
Mail hesabınızı yeniden açın şifremi unuttum deyin mail gelmesi lazım
0
black holes in the sky
(16.04.20)
gmail hesabıydı komple sildim o hesabı
0
🌸for lack of a better name
(16.04.20)
(3)

Coronavirüs nedeniyle dizi-yarışma ve diğer programlarda alınan önlemler

candanag
Bu olay nedeniyle önlemler alınmaya başladığında haberlerde birkaç dizinin çekimlerine ara vereceğini okumuştum. TV pek açmayan ve programlardan bihaber birisi olarak yerli diziler, survivor gibi programlar ya da koca arayan kayıp kaçak bulmaya çalışanların programlarında ne tür önlemler alındığını
Bu olay nedeniyle önlemler alınmaya başladığında haberlerde birkaç dizinin çekimlerine ara vereceğini okumuştum. TV pek açmayan ve programlardan bihaber birisi olarak yerli diziler, survivor gibi programlar ya da koca arayan kayıp kaçak bulmaya çalışanların programlarında ne tür önlemler alındığını merak ettim. Mesela dizilerde yakın temas öpüşme el sıkışma vs. olmuyor mu, diğer bir ifadeyle senaryo ile oynanarak durum idare edilmeye mi çalışılıyor. Survivor gibi programlarda yakın temas olmaksızın yarışmalar aynen gerçekleştiriliyor mu? Bunlar ilk aklıma gelenler acaba uygulama nasıl?
0
candanag
(16.04.20)
Dizi çekimlerinin çoğuna belki de hepsine ara verildi.

Survivor izlemiyorum ama orada bir sıkıntı yok sanırım. Adamlar zaten izole durumda.

Kim milyoner olmak ister yarışmasında seyirci yok. Seyirciye sorma joker hakkı yerine "uzmana sorma" joker hakkı diye bir şey icat etmişler. Uzman da 1 milyon kazanan kıvırcık saçlı papyonlu çocuk.
0
himmet dayi
(16.04.20)
Survivor'ın neresi izole yahu? Biz böyle ıssız ada diye izliyoruz. Ama bakın "izliyoruz".

Bizim bunu izleyebilmemiz için görmediğimiz kısımda onlarca kameraman, sesçi, ışıkçı, bilmemneci set elemanı var. 20 30 kişiden az değildir ve hepsi de her gün evine giden çalışanşardır. Bunlar da hala birbirlerine sarılmalı çakmalı oyunlar oynuyor. Dedikodu ederlerken kamera ağızlarına kadar giriyor. Acun gidip geliyor sürekli. Biz ıssız kısmını izliyoruz, arka taraf kocaman bir set.

Diğer diziler ara verdi. Birol güven bütün seksenler oyuncularına ekipman sağlamış, hepsi evinde kendi imkanlarıyla bir şeyler çekiyor, dizi diye montajlayıp gösteriyorlar.

Arka sokaklar'ın çekimleri devam ediyor. Dizinin yönetmeni orhan oğuz 65+ olduğu için yardımcı yönetmen çekiyor. Zafer ergin de (rıza baba) 65+ olduğu için o da yeni bölümlerde yokmuş. Sette sosyal mesafeyi nasıl korurlar onu bilmiyorum. Set fotoğraflarında bile oyuncular dip dibe.
0
kibritsuyu
(16.04.20)
Üçte Üç Tarih'te seyirci yok artık.

Zuhal Topal'ın kaynana-gelin yemek yarışmasında Zuhal Topal ayrı bir ev tuttu, herkes orada yemek yapıyor artık. Akrabaları geliyordu eskiden yarışmacıların artık sadece kaynana gelin var. Ev her gün dezenfekte ediliyormuş. Kaynanalar da birbirlerinden daha uzak oturuyorlar artık yarışmada. :(
0
black holes in the sky
(16.04.20)
(5)

Adalet Ağaoğlu okumak istiyorum

Alyoşa
Kitap okumalarımı çoğunlukla çevremden aldığım tavsiyelerle yapıyorum. Daha önce hiç Adalet Ağaoğlu okumadım ve yakınlarımdan da şu kitabını oku diyen olmadı. Siz hangi kitabını önerirsiniz?
Kitap okumalarımı çoğunlukla çevremden aldığım tavsiyelerle yapıyorum. Daha önce hiç Adalet Ağaoğlu okumadım ve yakınlarımdan da şu kitabını oku diyen olmadı. Siz hangi kitabını önerirsiniz?
0
Alyoşa
(15.04.20)
Ben bir tek Üç Beş Kişi kitabını okumuştum, Türk edebiyatında okuduğum en iyi kitaplardan biriydi diyebilirim.
0
lolita
(15.04.20)
tabii ki 'bir düğün gecesi'. öncesinde 'ölmeye yatmak' okumak iyi olur. 'hayır', üçlemenin son ve en zayıf kitabı.
0
absel
(15.04.20)
Ölmeye Yatmak ile başlayın. Beğenirseniz bir Düğün Gecesi ve Hayır ile devam edebilirsiniz. Bunları da beğenirseniz Damla Damla Günler'i yani anı kitabını okuyabilirsiniz.
0
black holes in the sky
(15.04.20)
Sırasıyla Bir Düğün Gecesi, Ölmeye Yatmak ve Yazsonu'nu tavsiye ederim.
0
Mirket
(15.04.20)
Hepinize teşekkür ederim. Bir fikrim oluştu artık.
0
🌸Alyoşa
(15.04.20)
(12)

Yemeyi özlediğiniz yemekler var mı?

alvarez
Koronadan dolayı yiyemediğiniz. Ben adana yemeyi özledim
Koronadan dolayı yiyemediğiniz.

Ben adana yemeyi özledim
0
alvarez
(15.04.20)
Yaprak döner, fırın sütlaç, cantık :((
0
black holes in the sky
(15.04.20)
tantuni
0
kucukne
(15.04.20)
kokoreç
0
anarsika
(15.04.20)
katmer :(
antep'ten getirtmeyi planlıyordum, şu iş patladı :(
eksiup.com
0
pati
(15.04.20)
Suşi ve meksika yemekleri.
0
put it in your appropriate place
(15.04.20)
Uluçay Tantuni
Quick China
Cennetkuşu
:(((((
0
heritage
(15.04.20)
hamburger:(
0
fosforlu cevriye
(15.04.20)
doneri ozledigimi farkettim @bhits'nin cevabindan sonra.
0
fakyoras
(15.04.20)
kokoreç +1
0
damenmc
(15.04.20)
Çiğ köfte
0
rock n roll
(15.04.20)
Bornovada beyti, Alsancakta boyoz, kordonda kaju ve dut kurusu, subwayde kurabiye
0
kararsızataletfilozofu
(15.04.20)
Tantuni, adana, döner, pis hamburger, pis pilav vb vb...
0
msb
(15.04.20)
(4)

video chat/konferansa katılmak ama görünmemek

snape i başından beri tanırım
arama ya da deneysel öğrenme gibi şeyleri yapabilecek durumum yok, bilen birilerinden öğrenebilirsem çok güzel olur. bazı online dersler oluyor, kimi seminerler online yapılıyor. ağırlıkla zoom ya da google meet kullanılıyor. şimdi hem teknik hem de sosyal sorularım olacak.online derse katılırken ke
arama ya da deneysel öğrenme gibi şeyleri yapabilecek durumum yok, bilen birilerinden öğrenebilirsem çok güzel olur. bazı online dersler oluyor, kimi seminerler online yapılıyor. ağırlıkla zoom ya da google meet kullanılıyor. şimdi hem teknik hem de sosyal sorularım olacak.

online derse katılırken kendimizi göstermek zorunda mıyız? yani kimi kamusal konferanslar ya da açık dersler bile zoom üyeliği bilmem ne istiyor. bunları kameramızı, mikrofonumuzu aktif etmeden kullanabiliyor, grup chatlere bu şekilde katılabiliyor muyuz?

bir de kredisini almak zorunda olmadığım ama takip edeceğim bir ders var burada mesela. yani istemiyorum insanlarla yüzgöz olmak. ben burada kameramı filan kapalı tutsam çok ayıp olur mu? kayıt altına alınabilir görüntümle ortamlarda online olma fikri hiç hoşuma gitmiyor, sınıfta öylece oturmakla aynı şey değil bu. öf.

sorularımı hem teknik hem de web adabı bağlamında cevaplayabilirsiniz, ikisine ama daha çok tekniğe ihtiyacım var. teşekkürler.
0
snape i başından beri tanırım
(15.04.20)
zoomda ilk odaya girerken soruyor kamera acik mi baslamak istiyorsun diye. sonrasinda da istedigin zaman acip kapatabiliyorsun. bir kac kisilik bir toplanti degilse, kamera acmana gerek yok bence. ayip olmaz yani. mikrofon zaten herkes kapali tutuyor genelde konusacagi zaman aciyor, arkadaki ortam gurultusunu gelmesin diye. bence toplanti az kisilik bir toplantiysa, konusan duvara konusuyor olmasin diye acmak guzel bi davranis olur ama, yine de acmayana neden acmiyorsun demez kimse
0
gonzo opera
(15.04.20)
çok teşekkürler. google meet'te durum nedir bilen var mı peki? onun aciliyeti var şu an.
0
🌸snape i başından beri tanırım
(15.04.20)
Google meet hakkında bir fikrim yok ama öğrenemezseniz eğer aygıt yöneticisinden kameranızı kapatın sonra tekrar açabiliyorsunuz. Bu sayede cihazınızda kamera yokmuş gibi görünüyor zaten.
0
black holes in the sky
(15.04.20)
@black+1
Laptopun kapağını hızlı çarparak kapattığım için bozulmuştu. Eğer bir mazeret gerekirse bunu söylersiniz. Sınav durumunda da tamir ettirdiğinizi :) sonrasında bozukluğun bir zaman sonra tekrarladığını. Bu döngü böyle gider
0
Unde bach canim
(16.04.20)
(10)

Din Eleştirisi Sunan Fimler

everestttl
Merhabalar,Az önce Netflix’te “unorthodox” isimli harikulade bir Yahudi dini elestirisi mini dizi izledik. Bu tarzdan devam edelim dedim. Arastirdim; fakat genel olarak Tanri sorgusu filmlerine denk geldim. İslam eleştirisi filmi izlemek istiyorum. Birkaç İran yapimi film duymustum; fakat su an hic
Merhabalar,

Az önce Netflix’te “unorthodox” isimli harikulade bir Yahudi dini elestirisi mini dizi izledik. Bu tarzdan devam edelim dedim. Arastirdim; fakat genel olarak Tanri sorgusu filmlerine denk geldim. İslam eleştirisi filmi izlemek istiyorum.

Birkaç İran yapimi film duymustum; fakat su an hic aklima gelmiyor.
Ozellikle aradigim bir sey yok. Her yapim olabilir.

Tesekkurler.
0
everestttl
(13.04.20)
Takva
0
yeliz adeley
(13.04.20)
zamanin ruhu
0
buenosdias
(13.04.20)
The imam
0
yeliz adeley
(13.04.20)
İslam eleştirisi değil de genel olarak din eleştirisi deyince benim aklıma Agora ve The broken circle breakdown geldi.

Edit: Goya'nin hayaletleri de olabilir.
0
Amaranta ursula
(13.04.20)
Peekay var. Uyarayım Hint filmi.
0
black holes in the sky
(13.04.20)
İtirazım var
0
yeliz adeley
(13.04.20)
itirazım var (2014). islamla birlikte direkt sünnilik eleştirisi.
0
siyahliadam
(13.04.20)
unorthodox da din eleştirisinden ziyade tarikat eleştirisi. kızın mensup olduğu cemaat/tarikat neyse tüm yahudiler o kadar katı kurallara bağlı yaşamıyor ki.
0
cowboy
(13.04.20)
tepedeki psychedelic adam
(13.04.20)
Az önce İtirazım Var’ı izledim ve beğendim. Ben de tavsiye ederim.
0
le jeune turc
(13.04.20)
(9)

Sıradan biri olmak

problem34
Kendi sıradanlığınızı farkına varmak nasıl duygu?
Kendi sıradanlığınızı farkına varmak nasıl duygu?
0
problem34
(13.04.20)
akla gelince üzüyor.
0
candide
(13.04.20)
Siradan biri olmanin verdigi hafiflikle rahatliyorum.
0
nax
(13.04.20)
Çok güsel. Sorumluluksuz.
0
kedili bisiler
(13.04.20)
Sıradan olmak çok güzel. Şanssız insanların yaşamı da çok zor sıradışı olanların da. Sıradışı olduğunuzu düşünüyorsanız da çaktırmayın.
0
eatpraylaw
(13.04.20)
"işçisin sen işçi kal, giy şu tulumları"

sıradan hissediyorsanız, kendinizi geliştirmek için bir sebep buldunuz demek ki. Resim üzerinde çalışmak, ne bileyim bir enstrüman öğrenmek gibi basit ama kişisel gelişimde etkili şeylerle bir nebze "ben de sıradan değilim, bir farkım var çoğunluktan" diyebilirsiniz bana sorarsanız.
0
masseter
(13.04.20)
kendimce yeteneklerim var ama bunu insanlığa mal edip herkesin faydasına bir şey yapmadığım müddetçe sıradan oluyorum. özellikle bugünlerde, aşı ve ilaç beklediğimiz her an bunu daha çok düşünüyorum. "soluk mavi nokta"yı bırakalım kendim için bile ne kadar az şey yapabildiğimi gördüğümde... koyveriyorum.
0
black holes in the sky
(13.04.20)
sıradan bi insan olmak güzeldir.
0
antihero
(13.04.20)
sıradan olmak sorun değil de biz türkiye'de yoksulluktan çekiyoruz. yaşamıyoruz. yaşam standartlarımız çok düşük. bu yoruyor bizi. yoksa temel ihtiyaçlarını rahatça karşılamış, kendine vakit ayıran insanlar olabilsek sıradan olmak sıkmaz bence kimseyi.
0
black mamba
(13.04.20)
çok mutlu edici. istediğin gibi davranabiliyorsun
0
dafuq
(13.04.20)
(5)

TYT - AYT (Lise Müfredatı) Konu Anlatımlı Kitap Önerisi

kusmakla kusamamak arasindaki ince cizgi
Merhaba,Öncelikle TYT düzeyinde, başka bir deyişle basit konular için, tüm derslerin (sayısal-sözel) kitaplarını almayı planlıyorum. Daha ileri seviyeler için de (AYT diyeyim) sadece sayısal kitapları alacağım. Yayınevi veya nokta atışı kitap önerilerinizi bekliyorum. Şimdiden teşekkür ederim.Not: H
Merhaba,

Öncelikle TYT düzeyinde, başka bir deyişle basit konular için, tüm derslerin (sayısal-sözel) kitaplarını almayı planlıyorum. Daha ileri seviyeler için de (AYT diyeyim) sadece sayısal kitapları alacağım. Yayınevi veya nokta atışı kitap önerilerinizi bekliyorum. Şimdiden teşekkür ederim.

Not: Herhangi bir sınava girmeyeceğim. Yani, konu anlatımı geniş ve kaliteli olsun yeter. Sınava uygunluğu önemli değil.
Not 2: Sınıf sınıf ayrı olmasın, o kadar da detaylı şekilde uğraşmayı canım istemiyor (Eskilerin efsanesi “Esen Fizik 9-10-11” gibi kitaplar önermeyin kısacası hehe)
0
kusmakla kusamamak arasindaki ince cizgi
(12.04.20)
artık konu anlatım kitaplarının modası geçti ya. mat için behzat rasuli, fizik için de ertan sinan şahin tavsiye ederim. sıfırdan ileri seviyeye güzel bir anlatımları var.
0
mehmed resad
(12.04.20)
@mehmed resad, haklısınız. Benim zamanımda da (bundan 15 yıl öncesi) pek popüler değildi konu anlatımlı kitaplar. Ancak o zamanların popüler yayınevlerinin arasında bile, konu anlatımı kaliteli kitaplar vardı diye hatırlıyorum. Güvender vardı hatta “Tek Kitap” adı altında, konu anlatımı da iyi olan. Yanlış hatırlıyor da olabilirim, neyse heheh.

Amacım zaten piyasadaki “konu anlatımlı kitaplar” arasından en kalitelisini seçmek, bu kadar.
0
🌸kusmakla kusamamak arasindaki ince cizgi
(12.04.20)
@kusmak, fen için (tyt ve ayt) palme en iyi kitapları yapıyor. hem konu anlatım hem de test. tyt'de türkçe için limit, sosyal için de yayın denizi.
0
mehmed resad
(12.04.20)
El kitapları var hocam onlardan alın. Limit, Epol ve Yayın Denizi iyidir. Karekök de olabilir.
0
black holes in the sky
(12.04.20)
Matematik - Geometri alanında 2 adet kitap seti buldum, ancak henüz satın almadığım için yorumda bulunamayacağım. Fakat yazılış amaçları tam benim aradığım türden.

Mustafa YAĞCI - My Matematik (4 Kitap), My Geometri (3 Kitap)
0
🌸kusmakla kusamamak arasindaki ince cizgi
(14.04.20)
(4)

yks 2020

not dark yet
çok merak ediyorum neye göre bu sınava Temmuz'da tarih verdiler. sınıflarda saatlerce kapalı sınav yapacak o kalabalık, bahçelerde topluca veliler... salgın kontrol altına alınmış bile olsa tehdit olmayacak mı?cerrahi maske dağıtsalar evet koruyucu ama o kadar da değil, belki daha gelişmiş maskeler
çok merak ediyorum neye göre bu sınava Temmuz'da tarih verdiler. sınıflarda saatlerce kapalı sınav yapacak o kalabalık, bahçelerde topluca veliler... salgın kontrol altına alınmış bile olsa tehdit olmayacak mı?
cerrahi maske dağıtsalar evet koruyucu ama o kadar da değil, belki daha gelişmiş maskeler işe yarayabilir, onlar da artık satılmıyor. gerçi bozuk para sokmak bile yasak, nasıl olacak o işler?

edit: biliyorum kimsenin kesin bir şey söyleyemeyeceğini, fikirlerinizi öğrenmek istedim.
0
not dark yet
(09.04.20)
Haziranda liseye giriş sınavı var, onu ertelemediler. Sınıf mevcutlarını düşürseler bile riskli bir durum.
0
black holes in the sky
(09.04.20)
seyir böyle devam ederse tekrar ertelenir. şu koşullarda merkezi bir sınav yapmak çok zor. çünkü aynı gün öğrenci-veli-ulaşım vs düşünüldüğünde milyonlarca insan trafiği olmuş olacak. bu virüsün kat be kat yayılmasına ortam hazırlar demek. italyada atalanta maçı sonrası esas yayılım olmuştu anımsayın. kaynak maksimum 20-30bin kişinin izlediği bir maçtı.
0
ezkaza
(10.04.20)
böyle büyük bir sınavda; "ikinci bir duyuruya kadar" belirsizlik mümkün değil. işte tahmin edilen bir aya koymuşlar sınavı. ki çoğu kişinin de tahmini haziran'dan itibaren bu işlerin azalarak bitmesi zaten.
0
metrobus yoluna kacan angus
(10.04.20)
ben de tam olarak bir sonraki duyuruya kadar ertelenmesi daha mantıklı diyecektim. çünkü ikinci kere ertelenirse daha ciddiyetsiz bir durum olacak.
milyonlarca insanın kontrolsüz etkileşimi (ki ateş ölçülecek olsa herkes ateşini bir şekilde düşürüp girmenin yolunu arar biliyoruz) kabus gibi geliyor vaka sayısı çok azalmış olsa bile.
yazın merkezi sınavlar cidd tartışma konusu olacak muhtemelen. "sınavlarımızı da yaptık" şovuna dönüşmez umarım.
0
🌸not dark yet
(10.04.20)
(7)

Modern tıp ve bilimin virüs konusundaki çözümü

ikikerekac
Tamam bilime bilim adamlarına saygı duyalım ok ama şu anda bu virüsün bu noktaya gelme sebebi bilim adamlarının virüs hakkındaki yanlış öngörüleri değil mi? Şimdi bu bilim bize “evdekalın” diyerek çözüm buluyor ve bilime güvenin diyor. Hangi bilime hangi bilim adamına? DSÖ üç ay önce abartmayın diyo
Tamam bilime bilim adamlarına saygı duyalım ok ama şu anda bu virüsün bu noktaya gelme sebebi bilim adamlarının virüs hakkındaki yanlış öngörüleri değil mi?
Şimdi bu bilim bize “evdekalın” diyerek çözüm buluyor ve bilime güvenin diyor. Hangi bilime hangi bilim adamına? DSÖ üç ay önce abartmayın diyordu.
0
ikikerekac
(09.04.20)
Peki kimi dinleyelim? Bir uçağa binip damacana ile şehrin üzerine okunmuş su döken din adamlarını mı?
0
himmet dayi
(09.04.20)
@himmet
Tercihimiz ne olmalı demedim.
Bilim de bilim bilim de bilim diyen kişilerin de yanılabildiğini ve bilime tapmamak gerektiğini söyledim
0
🌸ikikerekac
(09.04.20)
bilim böyle birşey. önermeler ile başlayıp çıkan sonuçları değerlendirerek daha büyük doğrular üretmek üzerine çalışıyor.


sizin duyduklarınızın çoğu biliminsanları değil. halkı rahatlatsın diye çıkan, aman ekonomi bozulmasın maksadıyla konuşturulan insanlar. devletlerin yönetimi biliminsanlarının değil siyasilerin elinde. ne kadar laf dinliyorlar meçhul.

kararı salt biliminsanları veriyor olsa çok daha sert ve erken tedbirler alınır. kaynaklar çok daha etkin kullanılırdı. ama kararı siyasiler veriyor.
0
orpheus
(09.04.20)
Kimse bilimin asla yanılmayacağını ve kutsal kitap gibi tapılması gerektiğini söylemedi. Bilim insanlarının en önemli özellikleri zaten her şeye şüphe ile yaklaşmaktır.
0
himmet dayi
(09.04.20)
Bilim adamlarını bilemeyeceğim fakat dsö başkanının yargılanması gerektiğini düşünüyorum. Trump'ın dsö hakkındaki açıklamalarına da kesinlikle katılıyorum. Böyle aymazlık olmaz. Dsö Çin yalakalığı yapmak yerine baştan adam gibi tedbir alıp ülkeleri uyarsaydı daha iyi bir halde olabilirdik. İspanyol gribinden beri en ciddi salgının içindeyiz adamlardaki kontrolsüzlüğe bak.
0
black holes in the sky
(09.04.20)
bilim ogrenmenin yoludur. virus konusunda asama kaydedilecek ve bir sey ogrenilecekse bu bilim sayesinde olur. bilimin olmamasi bilimin onemini ve degerini azaltmaz.

"bilime tapmamak lazim" gibi talihsiz argumanlar ya safliktan ya da kotu niyetten ileri geliyor diye dusunuyorum. bilimin alternatifi yok. uzmanlar yanilabilir. dogru bildigimiz sey yanlis olabilir. bilim tam olarak bu yuzden vardir. yanlislari duzeltebilmek, ogrenebilmek, gelisebilmek icin. bu bilimin tutulacak en dogru yol oldugu gercegini degistirmiyor.

sen begenmiyorsan haci dedene inan. konu hakkinda en ufak fikrin olmadigi da dunya saglik orgutu gibi bes para etmez, siyasi bir olusumu bilimin oncu falan zannetmenden belli zaten.
0
der meister
(09.04.20)
"bu virüsün bu noktaya gelme sebebi" politikacılar, siyasetçiler birde şarlatanlar.

Sars virüsü ilk defa insanların karşısına salgın olarak çıkmıyor. Son 10 yıldır ABD ve Almanya'daki bilim insanlarının Çin'den böyle bir salgın bekledikleri,bu konuda gerekli çalışmalar yapılması gerektiğine dair kendi devletlerine uyarıları var. Obama döneminde bu konuda bütçe çok az ayrılırken, Trump ise bu çalışmaları başa geçince sonlandırmış. Bir iki ülke hariç kimse gerekli önlemleri almadı. Bu şekilde hem kendi insanlarına hem de Dünya genelindeki her insana kötülük yapmış oldular.

Üstelik her ülkenin salgın hastalıklara dair zaten bir hazırlığı, planı olması gerekirdi.

Bizim televizyonlarımıza çıkan bazı sözde bilim insanları ve doktorlarda ne yazıkki toplumu çok ama çok yanlış bilgilendirdiler. Virüsü ciddiye almamak gerektiğini, maskeye gerek olmadığını, kelle paçanın yeterli olduğundan bahsedip durdular. Ama bu insanları ciddiye alan doğru ve yanlışı ayırt edemeyen vatandaşa ne demeli bilmiyorum. Enfeksiyon hastalıkları uzmanı yerine devamlı tvlere çıkarak muayene ücretini zirveye taşıyanları ciddiye almamak gerekirdi. Bunlar sizin bahsettiğiniz virüs hakkında yanlış bilgiler veren kişilerdi.

Dünya genelinde politikacılar bu virüsü ciddiye alıp, önlemleri alsalardı zaten toplumları yanlış bilgilendiren virüsü önemsiz bulan şarlatanlar da ciddiye alınmazdı.

Ek olarak insanların büyük çoğunluğunun gerçekten ne kadar akılsız olduğunu görmüş olduk. Herkes işine gelen lafı doğru olarak kabul etti. Ben bizim ülkede tvlere çıkan kelle paçacılar ile bunları ciddiye alanlara da kızgınım.
0
GoodMorningTeacher
(09.04.20)
(9)

Kurgu Dışı Kitap Tavsiyesi

kljgslsdkjsd
Evet başlık açık. Kriter falan yok. Kurgu dışı olsun eli yüzü düzgün olsun bir şeyler katsın falan.Var mıdır? Evde sıkılıyorum.
Evet başlık açık. Kriter falan yok. Kurgu dışı olsun eli yüzü düzgün olsun bir şeyler katsın falan.

Var mıdır? Evde sıkılıyorum.
0
kljgslsdkjsd
(09.04.20)
Kurgu dışı kısmını anlamadım, kurgu dışı derken?
0
anatomik
(09.04.20)
Kurgu dışı derken non-fiction yani. Kurgu olmayan. Edebiyat olmasın yani. Tarih sosyoloji ekonomi felsefe gibi alanlardan olsun. Düşünce/araştırma olsun.
0
🌸kljgslsdkjsd
(09.04.20)
1.İnekler, domuzlar, savaşlar ve cadılar
2. Beynine bir kez hava değmeye görsün
0
sta
(09.04.20)
mimesis
mekanın poetikası
0
lenin benim amcam olur
(09.04.20)
Tüfek, Mikrop ve Çelik
0
black holes in the sky
(09.04.20)
-Bedava Müzik, Stephen Witt
-Mutlu Para, Elizabeth Dunn-Michael Norton
-Zihinden Maddeye, Dawson Cruch
-Masalların Büyüsü, Bruno Bettleheim
0
buzbebek
(09.04.20)
azeroth
(09.04.20)
bu duyuruyu silersen iki elim yakandadır.

henüz okumadım ama ilk fırsatta alıp okuyacağım iletişim yayınları şehir hastaneleri kitabını yazayım.
0
windows95
(09.04.20)
şu kitapları aldım çoğu 80 sayfa filan.


www.hepsiburada.com
0
xu
(09.04.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.